Düşünceler soğuk ve ağrılı geçiyor
Ense kökümden sırtıma zıpkın gibi
Rükuda sürekli
Animasyon sahneleri doğrultuyor belimi
İç çekişlerim kalıyor yerinde
Farkımı sorguluyorum
Bacağı kesik insanlardan
Cüzzam sarmış bedenlerden
Seni sevmiş kadınlardan
Başındayım işin daha
Aşk her yerde, ortalık malı
Ölçüsüz adımlarla
Adamlarla, kadınlarla
Yüce öldü.
Nemli, yosun kokulu karanlık ormanlara gömü.
Hepimiz şehirliyiz
Asfaltlar batmıyor topuğa
Kayıp gidiyor ayaklar.
Gömüler romantik efsane.
Kategoriler: AŞK |
Yorum yok »
Olmadı çocuk
Bu kadar haylazlık
Bezdirdin hayatı
İtiraz yok
Öndesin iki adım
Her şey yerli yerinde; endam, kaş göz
Çok sevdin çok sevildin belki,
bilmem kaç kere
Kim yanında kim gayrı
Söyle
Bendeki de can be çocuk
Uslan artık
Kategoriler: ŞİİR |
Yorum yok »

elin elimde olsun
kapı kapı dilenek
anonim
Kategoriler: KISALAR |
Yorum yok »
“Hangi yalnızlık bu? Aşıboyalı evleri,
Küf rengi kedisiyle geçmişe dönük, bungun.
Çürük bir iple avluya açılırdı kapı,
Ot bürümüş taşlıktı, yüz değmemiş çarşaftı,
Hüzünle mavi oyalı ve cılız ışığı
Kandilin, kap kacak, haylazlığı kurumamış
Sabunların.
Hangi yalnızlık bu? Bir tas şerbet
Gibi, saz benizli kızların sunduğu akşam!”
T.kantürk
Kategoriler: ALINTILAR |
Yorum yok »



Gerçekleri yazamıyorum diyordum dün. Ne zaman karşıma çıksa yolumu değiştiriyordum. Bugünse bir cümle tüm gerçeği suratımın ortasına çakıverdi. Masumdu cümle oysa, sahibinin hüznünü taşıyordu biraz.
Bir cümle ki, üzerime kapanan tüm evlerin kundakçısı yaptı beni. Bilinmez yollara koydu, hafif sandığım rüzgârı yıktı üzerime, ağırmış, ezildim dağıldı saçlarım. Devamını oku »
Kategoriler: DENEMELER |
Yorum yok »
Karışık ayaklar kafalardan çok
Pembe parlak etlerin sınırı çizilmiyor
Kaç göz değiyor, kaç nefes kesiliyor
Mühim olan; olmayan.
Yanık kokular etek uçlarından
Merhametsiz
Suyu çekilmiş portakal kabuğu hafsala
Susuzluktan kuduz, buruştukça buruşuyor
Açılıyor alan
Sıkıştım köşeye
Üstelik mayhoş bir tatla
Kan yerine sirke
Şikayet var,
Yusuf’tan.
Kategoriler: YUSUF |
2 yorum »

burası için mi sızlandın o kadar
yeşil beyaz bir kapsüle sıkışmış
kof bir bilincin içinde kıvranmak
seni biçen
kimilerine göre doğuran
“daha iyi” “daha iyi” tezahüratları arasında
serotonin palavrasına bulanarak
inanarak hatta
iyi kulaç atardın sen
su, çamur
çamur tercihindi
hız alan yerlerinde izleri kalırdı en azından
biliyordun diyorum
ikinci tekil şahıs yapıyorum cümlelerin öznelerini
çukura düşmek, yalpa yalpa yürümek
kendime “sarı beniz” yakıştırması yapabilmek
temize çekmek ya da yeniden başlamak için
belki dilenmek iyi şeyleri
yazık olsun
katil olma korkusu sinen içimi
olmadık şeylere inandıran
bulanıklığa.
düşünceler ağırlık yapmıyor
bu hafiflik
midemi bulandırıyor.
ironi yok.
Kategoriler: KAYIP ZAMAN |
Yorum yok »
Kuyunun başındayım işte
Tutunduğum otlar engel düşmeme
Düşme ardıma, çekme beni
Mayalanmış ruhum kabardı, kabaracak
Kötü şeyler olacak
taşacak kazan dolusu eleğimsağma
Kızıl kıyamet cümbüş
Sorma bana bunun neresi fena diye
Biliyorsun göz alıcılığını ışığın ve renklerin
Kör edeceğini, keseceğini, deşeceğini
Bile bile çekme beni
Elimde kırbacım
Kısrağım son sürat
Binicilerin ayaklarında üzengiler
Kum dolu tırnakları
Kulvarları boş dönecek atlar
Sırtlarını okşayan yeleleri sırılsıklam
Üzerlerinden geçeceğim, geçeceğim
Ben düşmeyeceğim
Düşmemeliyim.
Kategoriler: SANRILAR |
Yorum yok »
Kaba dediler
Yontup verdiğim sözler yetmedi belli ki
Gülmek yerinde bir davranış değil, ağlamak da
Şiir okuyan kadın mı daha kadın, yazan mı
Nazlı kızlar kalmadı diyorduk
Hepsi işveli hepsi dünden hazır
Annelikten hiç bahsetmeyelim
Büyük değildi onlar
Belki bakışımız küçüktü
Ne devrimci olduk ne de ebem kuşağı
Tek yapabildiğimiz uzaklara bakmaktı
Bunun bile nedenini sormuyorduk
Önemli oluyorduk o zaman
Bir de sekiz beşe tabiysek kahraman
Teoriler kuracak kadar gelişmemişti beynimiz
Bunu böyle öğretmişlerdi
Neyse ki benim tanığım vardı
Nefesimin buhar yaptığı cam
Oyalanıyordum yahut avutuyordum kendimi
Sonra baltayı taşa vuruyor, budalaca laflar ediyordum
Karşıdan karşıya geçerken,
caddenin ortasına dikilmiş adamın teki
Düelloya çağırıyordu.
Kategoriler: ŞİİR |
Yorum yok »
Hastalığın tam ortasında
Sağdan soldan esen soğuk rüzgar
Düşürmüyor ateşi
Biri ayakta biri yatakta
Arabaların arkasına ve önüne
Şizofren gözler taktım
Bana ait olmayan düşünceler
Suç mahallinden geçer
Gözlerden düşünce geçer
Eskisi kadar masum görünmüyor
Dünya, güneş ve ay
Kimbilebilir her şeyin sebebini
Aksini söyleyebilirsen
Allah’ın gazabını çağır üzerime
Helak olmayı hak eder şüpheler
Zan ve sayıkladıklarım aynı
Varlığın içindeyim o zaman
Ya Rab! Aidiyeti kurtar
Yusuf’un ellerinden.
Kategoriler: SANRILAR |
Yorum yok »