Dünya ve içindekilerin,
bilebilseydim hiç hazinesi olmayan
batık bir geminin kırık tahtaları kadar
değersiz olduklarını
ve benim,
ve senin
ve yaşayanların
ve yaşananların
gereksiz
sıradan ve gerekçesiz
bilemezdim kalemlerimi, yazıya ve mürekkebe and içerek
kanatmaz ellerimi, kağıtları kirletmezdim.
Eğer ben aldanmasaydım
bir gülüşe bir bakışa
bir yasağa bir günaha bir olmaza
uyandığımı sanıp kapatmasaydım gözlerimi
ve eğer sen etmeseydin ihanet, verilmişe
tutabilseydin biraz daha
kahretse de seni, sabırla
gereksizliğime ve gereksizliğine
ve hatta dünyaya
bir kılıf bulabilirdim
sayfalar dolusu gerekçe yazabilir,
resmini çizebilir hayatın
savunabilir savaşabilirdim
Artık şartlı hayatlara gerekçeler yazmıyorum
bütün –“sa”ları kazıdım yazılardan,
savunu bulamadım yanlışlığıma, sildim beni
çıkamadım ihanetinden, kararttı ruhumu öfkelerin acısı
titredi ellerim, sildim seni
ve nihayet tüm suçları suçluları
baharı, denizi, şarkıları, sevda sözlerini
aydınlığı, karanlığı
ölümü, ayrılığı
ve rüzgarı
kayboldu, fotoğraflardan hayat kareleri
albümler boş,
tutanaklar için kalmadı delil
düştü dava
Yaşasın Adalet!
şartlı tahliye
…….. salıverildi!
Nimbus
06 Ocak 2007, 23:27
ya tahliye olmasın..
ya da şart..
sulltan
06 Ocak 2007, 23:31
dava. düş müydü?
gerilla
03 Nisan 2007, 22:49