Ölüm ne garip şey.. içimizden bir şeyler çıkıyor ve biz bomboş bir halde kalıveriyoruz..
Uzanan ellerimiz, gülümseyen bakışlarımız, sıcak bedenimiz; her biri soğuk, her biri boş, öyle boş…
Kaldırımlar yürüyor ben duruyorum, her şey herkes hareket ediyor; akşamın karanlığı çöküyor üzerime sonra dükkanların ışıkları…anlatamamak ne kötü… ellerimle buruşturuyorum yüzümü; kullanılmış kağıt gibi fırlatıp atıyorum kaldırıma… duruyorum öylece… gelenler geçenler… iteleniyorum biraz daha… bana benden başkası dönüp bakmıyor anlıyorum… kaldırıyorum buruşturulmuş yüzümü, uymuyor eski yerine iğreti duruyor; aldırmıyorum… ne hissettiğimi bilmiyorum… ölmüş olabilir miyim bilmiyorum… gelip geçenler koluma dirseğime çarpıyor, sarsılıyorum ölmüş olamam; bilmiyorum… ama hissetmiyorum, duruyorum buruşuk yüzümle; kollarım kenetli birbirine… sanırım kaybettim zamanı…
Biraz daha farkına varıyorum hayatın, bakıyor göz bebeklerim öyle boş, öyle boş…
Yorum yazın