Sen geda!
Gülümse gedalığınla, yüzünde tebessüm olsun..
Rabbin gülümseyenleri, gülümsetenleri sever…
Acıma sakın kendine ve başkasına, O’ndan merhametli değilsin!
İhtiyaçlarının neler olduğunu bilen Bir’i var…
Sen bilmiyorsun… Bildiğini söyleme sus! Bilmiyorsun…
Hiçbir şey bilmiyorsun…
Mağrur olma azîz ol! Farkını bil ve farkının sana yüklediği ağırlığı..
Yıkılacağını sanma; Rabbinin ahdi, taşıyabilirsin…
Kalbini tut, bozulmasına izin verme, Efendin buyuruyor; o bozulursa tüm bedenin ve ruhun çürümeye bakar…
Kaybedersin, kaybedenlerden olma!
Hüznü sev…gözlerin bakmadan boşluğa…
Ümidini kesme sakın…
Aç ellerini, geri çevrilmeyecek asla..
Rahmetim ve mağfiretim üzerinde diyor…
Kork! Yapamamaktan söz verdiklerini…
Kapılma oyunlara, bitecek bir rüyadasın bil!
Hazırlan, yakındır…
Gidiyorsun…

.. Güzel bir gün…
abdullah
16 Mart 2007, 10:08
keşke bu bir şiir olsaydı…
gerilla
26 Mart 2007, 00:50
niye ki?
sulltan
26 Mart 2007, 08:09
öyle
gerilla
26 Mart 2007, 15:18
keşke olsaydı dilenci’nin zuleyha’ya gülümsemesi
keşke olsaydı zuleyha’nın dilenci’ye gülümsemesi
yazıcı
02 Nisan 2007, 15:28
Bir gül verdi,
güllerin sayamayacağın kadar çok olsun
gülünce yüzünde güller açıyor,derdi
dikenler eline batıp da gitmeden önce…
Anladım …
Gül Gülü(sav) temsil etmedikçe sadece bir çiçekmiş…
Züleyhayı züleyha yapan Yusufmuş,
Gülü gül yapan Nur(sav)
zeyneb taha
12 Nisan 2007, 08:40
Gül gülse daim ağlasa bülbül aceb değil
Zira kimine ağla demişler kimine gül
yazıcı
13 Nisan 2007, 15:20
“Yıkıldı saraylar,
kanlı gömleği sırtına alan herkes Yusuf’um dedi”
kan ne kadar masum, ne kadar temiz
gömleklerden yalan damlıyor,
ihanet, günah ve ateş..
Yusuf, sen kuyularda
Sûretlere urba olmuş gömleklerin
Kara örtüler altında Züleyha’nın kalbi
Dağıldı, her sûreti sen sanmaktan..
Seni andıran her gölgeye râm olmaktan..
Yusuflar çok, “Yusuf” hiç yok Yusuf..
Yusuf yok…
Bilseydi Yusuf’u
Züleyha gülümserdi.
sulltan
13 Nisan 2007, 18:09
Gülümse…bazen bir kelime kadar… bazen bir anlayış kadar… ve bazende bir ağlayış kadar gülümse…
ama yinede GÜLümse…içinde büyüttüğün güneşi çıkar yer yüzüne…
sen GÜLÜMmse… bütün kırılmışlıklarını titreyen ellerinle uzat gökyüzüne…
sen o kadar GÜLÜMSE ki ağladığına hiç şahid olmasın o kimse… ve kimse o, anlasın kimsesiz olmadığını! GÜLÜMSE…
mehmet adil
13 Ekim 2008, 23:45