Avare: Aşk aldatır mı? Dünyalık sevgi ve aşklara sövme mevsimim mi geldi ne… patavatsız küfürler savuruyorum gökyüzüne..
Kendini bilmez kişi: Aşkı küçümseyici ifadeler..istemem yan cebimde kalsınlar…
Avare: Hayır, aşklar yorucu… pis.. usanç.. korkunç.. kötü.. ne bileyim.. öyle işte..
Kendini bilmez kişi: Aslında bunları söylerken insanoğlu beceriksizliğini de ilan etmiş olur, zira hissedebilme özelliğini veren bunun olabileceğini; belki olması gerektiğini de söylemiştir..yani; aslında aşk değil pis, korkunç ve kötü olan..
Avare: Dünyalık sevgiler ne olursa olsun, insanı eziyor. Benim kalbim bunları barındırmaktan yoruluyor ve ızdırap çekiyor. Kalp, dünyalık sevgiler için olmamalı…
Kendini bilmez kişi: Dünyalık sevmeyi beceremezsen başka dünyaların aşkını da anlayamazsın, nasıl bilebilirsin ki, numûnesini görmediğin bir şeyin aslına eriştiğini?
Avare: Tamam.. öyle..ancak geçiş nasıl olacak? Bu kalp sanki bizim elimizdeyken saplanıp kalacak buraya…
Kendini bilmez kişi: Önce soru sormaması gerektiğini öğrenecek insan..çektiği acıları için “neden, neden ben” demeyi bırakacak..
Avare: Neden ben demek isyan elbet… Ve dar düşünce..lakin “nasıl” lar var.. soru sormamak niye…
Kendini bilmez kişi: Seni asıl yoran aşk değil.. sorduğun o sorular..
Avare: Bir tutku, mesela yeşil bir eriği sevmek… bu nedir.. bunun kalbimdeki yeri ne olmalı? Anlamıyor olamazsın.. aşk! özlem nasıl yormaz insanı?
Kendini bilmez kişi: Soru sormadığın ölçüde kalbinin olgunlaştığını göreceksin! Dinle çocuk! Yaşın kadar geçmiş olmalıyım aşk dediğin şeyden! Bin nasıl! Bin neden! Hiç biri işe yaramadı..
Avare: Kalp huzur bulmuyor mu yani?
Kendini bilmez kişi: Asla! Ne zaman ki kalbimi rahat bıraktım.. Nasıllara yol vermedim.. dinmeye başladım, dinmeye başladım diyorum çünkü, kabıma sığmayan ruhum çıldırtıyordu beni… hala çıldırıyorum, sessizlikte bu sefer..
Avare: Ben de hiç bulmayacağına inanıyorum. Ta ki tüm sevgiler anlamını yitirene dek orada..
Peki neden mahallenin manavı, yakın bir arkadaşım, iyi tanıdığım biri.. hiç aklından geçirmez bu anlaşılmaz karmaşayı ve neden terennüm etmez bu sıkıntıyı.. romantizm bir hastalık mı? Ya da insanlar hislerini nerede kaybettiler?
Kendini bilmez kişi: İnsanlar ikiye ayrılır kabaca; bilmeyi ve düşünmeyi keşfetmiş olanlar.. ve diğerleri.. diğerleri üzerinde durmaya gerek görmüyorum, onlar yeryüzünün mutlu çocukları, oyun bahçelerinde günlerini bitirinceye kadar evlerine dönmeyi asla akıllarına getirmeyecekler zira.. bilmek ve düşünmek… asıl acı verenler bunlar..
Avare: Biz de oyun bahçelerinden geçmekteyiz. Ara sıra salıncaklara bineriz. Bu da acıtır bizi.. oyun bahçeleri bile..
Kendini bilmez kişi: Bilmeyi bildiğin ve düşündüğün için..düşüncelerin dalgınlığındayken geçersin oyun bahçelerinden..sonra sıyrılırsın dalgınlığından, yanlış yerde olduğunu anlarsın, acırsın, hem de daha fazla..
Avare: Bu dalmak denen acziyet neden.. neden sonradan anlamak hep.. yeterli bilmiyoruz o halde.. ya da bildiklerimizi yapmıyoruz…bir sıkıntı da bu: bilmek, yapmamak..
Kendini bilmez kişi: Dalmak.. insan çünkü aciz, bunun farkına varması için belki… O oyun bahçelerine uğraması uğratılması..
Avare: Daha da uçlarda yürüsek… “Kalp Allah’ın evidir” sözünden çıkarak yola…demek istediğim de tam bu aslında… Allah’a layık bir mekanı paylaşıma açmaktayız zira.. ne kötü!
Kendini bilmez kişi: Oraya gelmek için çok yol var çocuk..kolay geçilemeyecek yollar..çok yaşaman çok acı çekmen, çok yürümen, kirlenmen belki, arınman gerek sonra…birden olmaz, O’nun lutfü yoksa…olmaz…
Avare: Tamam oraya gelmeden dönelim geri, yolumuza devam edelim. Herkesin kendine göre bir sevgisi var, sokaktan geçen bir adam mesela, tüm sevgileri bu adamın kalbinde ağırlık yapmıyor…ağır olan bilmek mi gerçeği? Ağır olan aslında yapay şeylerin kandırmacası mı?
Kendini bilmez kişi: Soluk al, yavaş..aşkı, bir bakış, bir el tutuş, bir kaç tutkunun elde edilmesi mi sanırsın çocuk..soru sorma.. bak ve dinle…ne biz çıkarız içinden ne de çıkarabiliriz içimizden… çok yol var çok.. ve yolların üzerinde oyun bahçeleri.. aşk.. bilmeyi bilmek.. ve bir de asla bitmeyecek olan acılar..
Soru sorma çocuk!
Ne kendine ne başkasına… Yürü sadece…
Avare: İyi bir narkoz almalı.. sonra koyulmalı yola.. giderken bahçeleri görüp dalmamak, ve yarıda kalmamak bu şekilde mümkün olmalı..
Kendini bilmez kişi: belki..

buna söyleşi diyolar galiba ben uzak olduğum için ama güzel beyendim. bilemiyorum bu düşüncelerle insan mezaramı yosa aşk denilen şeyemi ulaşır.
özdemir
20 Mart 2007, 18:30