Çok kızgınım, sebep yok!
Ateşler püskürüyor gözlerim
Alnımda ölüm soğukluğu
Hem sıcak hem soğuk..en sıcak en soğuk
Çatlayacak kafatasım!
Bileklerim sancıyor
hücrelerimin her biri bir çivi, vücudum delik deşik
nefesim yırtarak çıkıyor boğazımı
Allahım! Yardım et! Sükûnet, biraz sükûnet
Bırakın beni ne olur!
Kırmalıyım tüm saatleri
Tik tak tik tak tik tak!
Sûr’a mı üflendi, nedir bu?
Nedir kulaklarımda ki kıyamet
Ne olur susturun, susturun
Susun
Ağlamak istiyorum,
Ağlamak istiyorum
Yoksa nasıl dinerim.
şu üç noktayı da bıraksanız. Galat-ı meşhurdur bizim kuşak şairlerde üç nokta.
gerilla
25 Mart 2007, 17:21
galatı severim ve dahi asıl sevdiğim iki noktadır…
bırakın denileni de aksine yaparım, garip biriyim (:
sulltan
25 Mart 2007, 17:23
garip demeyelim biz ona. anarşist temayüller. ben de severim anarşizmi. iyi. o zaman biz kalkalım.
gerilla
25 Mart 2007, 17:40
güzelim şiirlerinizi noktalama işaretleriyle niçin boğuyorsunuz diye sorarsam yine kızar mısınız bana?
gerilla
25 Mart 2007, 17:48
böylesi daha iyi, bu husus kafamı karıştırıyor uzun zamandır, düşüneyim. (Gördünüz üç nokta koymadım, bu iyiye işaret)
sulltan
25 Mart 2007, 17:51
hem noktalama işareti olmayınca daha hoş oluyor sanırım. onlar okuyucuyu sınırlıyo, yönlendiriyo ve en kötüsü de muhtemel diğer anlamları saf dışı ederek daraltıyo. bırakın okuyucunun kafası karışşın. bi şey anlamasın yanlış anlasın ya da. ufacık bir sızı bırakırsan eğer ey şair, tanrının istediği de bu zaten
gerilla
25 Mart 2007, 18:02
Kustu şair kusmuğunu ve sustu şiiri
Mermisi şakakta
Gez göz arpacık hesabı
Sıktı taşını şair çıktı suyu
Ateş su toprak ve dörtnala koşturan rahvan at
Bir yanda alfabe harfleri bir yanda abaküs
Bir yanda boşluk dolduruşa gelmiş
Pazar yeri satılık namus
Satıcısı şair pazarlık namus
…
Meşrebi bozuk düzensiz koğuş
Tutkalı tutmaz namussuz
…
İçti şair suyunu ve kustu şiiri
Kemirgen dişleri biçti kanunsuz
…
Her nasılsa yola düşer yolcu ve çıkar sabaha
Belinde kuşağı yersiz yurda
İhtimaller bir bir beyninden dökülür
İhtimal ki ağzından dilinden sökülür
Şair nefesi cama yazı yazar buğusu nefesine aynada bakar
Damar bulunur kan akar kan akkor
Kan gövdeyi götürür şair bak gör
Küçük dilini yuttu gövdesi kaçtı boğaza
Hayâsız bir arkadaş her yerde bir haç
Dikilmiş gövdesiyle minberden okunur
Ezansız camiden hutbeler İslamsız okunur
İmam efendi cem etti sureleri
Cemaat sakinleri şerh etti sureleri
…
Recm suresi
İsa Efendi üfle soluğunu dirilsin kamu
Dirilsin dirilsin şair soluğu, bir daha dönmesin sap kesere
Bir daha dönmesin keser sapa
Mecruh edildi ten kafesi
Bedenin ten dileği ve tenden bileği
Sıktı dişini kör etti şair
Üfledi soluğunu recm etti şair
Mansur dediler zindan ettiler
Kafeste bekleyip kafeste yediler
Kuş uçtu dileği göğsünde bere kırmızı rengi siyaha çalar renge
Safsata uykusu çocuk sancısı sayısı belli sayısız kambur
İlahi hikmeti soru sormakta
Buldu şair bulduğunu
Kusur aramakta
…
yazıcı
02 Nisan 2007, 15:12
eyvallah yazıcı…
sulltan
03 Nisan 2007, 07:05