Bu kadar heveskâr olduklarını bilmiyordum
benim dediklerimi paylaşmaya.
Oysa saniyelik bir göz kapamaydı benimkisi.
Bir zühul ile günü doğurana açtığım pencereden
girmiş olmalı baykuşlar
Didik didik tüm el işi döşemeler
Savaş sonrası gönderilmemiş bir kaç mektup
Ağır, huysuz, sayfaları silinmekten aşınmış defterler
Aydınlığıma sebep o mavi gümüş şamdan
Piyasadan toplatılmış yasak satırlar
Aşk hepsinin diğer adı
Bırakın, neden bu talan, anlamadan
Etraf neden bu kadar aydınlık ve sıcak.
Merdiveni dayayıp kendime
yağmalanan içimden
ne zaman kaçmaya yeltensem
yolcularla karşılaştım
arayış münafıklığıyla bakınan etraflarına
parmak uçlarında izleri vardı masumlarımın
karanlıklarda seçilen ölülerdi
kokuşmuş ve soğuk.
Bırakmıyorum duvarları.
mı.

Çalmıyor telefon.
İnadına susuyor susmayan sevdaya karşı.
Ve bir kerecik olsun onun için aldırtmıyor kendini.
Ben de susuyorum.
İçimdeki paslanmışlığa son defa fısıldıyorum:
-Bir sanrı mıydı bu, bir sanrı mıydı hayat?
Ve çat.
Bir tarafa ab-ı aşk akan yüreğim, diğer tarafa putlaşmış sevdam düşüyor.
Bölünüyorum.
A. B.
14 Mayıs 2007, 21:18
Hayat bir sanrı.
sulltan
15 Mayıs 2007, 19:05
Farkında mıydı insan
Bir sanrıyı gerçek zannettiğinin
Farkında mıyıdı insan
Ölümün şu kadar yakın olduğunun.
Haberdar mıydı
Allah’tan, ayetten, peygamberden, sünnetten
-Ölümle insan uyanacaktır- hadisinden.
Farkında mıydı aslında hiçbir şeyden haberdar olmadığının…
A. B.
15 Mayıs 2007, 20:24