İnsanlık büyük bir hata içinde olmalı.
Toparlanmalı ve bizlere yaşamanın temel gerçekliği olarak öğretilen aşk üzerinde yeniden düşünmeliyiz.
Hayat. Gerçek. Aşk.
Hayatın gerçek yönü aşk mıdır sahi?
İnsana sunulan oyunların en vazgeçilmezi mi?
Böylece insan aşkın hakikat olduğu yanılsamasına düşüyor ve oyalanıp duruyor mu yoksa?
İnsan nerede hata yapıyor?
* Mütalaa aklı başında her karşılığa açıktır.
Büyük bir hata içindeyim… Sendeliyor düşüncelerim, bedenim halsiz ve yorgun, karamsarım… Apansız salgılar işgale hazırlanmakta, sapık fikirlerin çığlıkları yankılanmakta kafamda, toparlanmalıyım, zira vakit daralmakta…
(Hayata kaçış, gerçeğe…)
awara
28 Haziran 2007, 09:21
Hayat gerçek midir?
sulltan
28 Haziran 2007, 09:49
Soyut olan kavramların içini dolduran bırakılmış izlerdir. Hayat içine sığdırdıkları kadar anlamlıdır. Gerçek; hissedilendir.
Aşk; içselleştirilmiş başka bir alaşımdır.
hayatı hissedilir, bilinir kılacak olanla, olması muhtemel kurguların her bir parçası aşkı işaret eder, peki görmek mümkün müdür?
bakan göz bakılan yüz bilir.
hata nerde başlar? nisyan kiminle başlarsa ordan.
İnsanın son kertede insandan ayırdığı bir cümle olmalı
demeli ki ‘’seni seviyorsam, bundan sana ne”
haksızmıyım awara?
yavuzbasak
28 Haziran 2007, 12:23
Ben meselenin temelini tartışalım derim. Gerçekliği konusunda hata içinde değil miyiz? O da oyunun bir parçası aslında. Yokluğu bizden neyi eksiltir? Varlığı ne kazandırıyor? İster soyut anlamda olsun, isterse somut.
sulltan
28 Haziran 2007, 12:33
Benim anladığım bir şey var. Aşk bir kaynaktır. Yaşamın var olmasına ve devamına vesiledir. Aslında her şey bir aşkla başladı demek mümkün. Şöyleki: “Ben gizli bir hazine idim, bilinmekliği sevdim, beni bilsinler için Mahlukatı yarattım.” (Zayıf hadis olduğu için kabul etmeyenler mevcuttur)
Bundan yola çıkarak, varlığımız ve yaşam sebebimiz bir sevgidir diyebiliriz o halde. Allah, ilk önce Peygamberimizin nurunu ve onun hatrına mahlukatı yarattı. Allah Rasulünü, Rasulü bizleri sevdi.
Ne tür olursa olsun, aşk modelini tek bir yerden alıyor.
Bir teori, cisimlerin ve tüm evrenin devamı için O’ndan gelen devamlı bir nurdan bir enerjiden bahseder. (m.bozdağın bi kitabında geçiyor olmalı, hangisi hatırlamıyorum)
İşte bu nur aşktır belki…
Bunlardan sonra, aşkla hayat iç içedir demek mümkün.
Tabi dünyalık aşkların insan kalbinde yaptığı bir ağırlık vardır. Bir acı, ızdırap vs. (sadece bende böyle değil dimi) Bunun sebebide, kalbimizi sınırlamak olmalıdır herhalde. Şöyleki: İnsan kalbi sonsuz geniştir. (bundan dolayı Allah: “ben ancak kulumun kalbine sığarım” diyor ya. ) Ve dünyalık sevgiler insan kalbini yoruyor, çünkü… (burayı nasıl açıklayacağım yav)
Çünkü insan kalbi Allah’a aittir. (Allah’ın evi, benzetmesi)
Genelde özgür ve ferah olmayı seven insan, küçük sevgi ve aşklarla kendini kısıtlamakta ve bundan dolayı belli acıları tatmakta. Kalp, sonsuzdur, sonsuzla ferah bulur! (son cümle şekil oldu ama, inandırıcı mı bilmiyorum)
…Bilmem anlayabiliyor muyum!
awara
28 Haziran 2007, 13:02
awara tam da benim değinmek istediğim noktaya geldiniz. Üzerinde düşünülmesi gereken bir husus (mevzumuz aşk ve aşkın gerçekliği) insanın sevilmek istemesinin sebebi. Sevilmek, görülmek istiyor. Neden? Böyle bir hakkı kendinde görebiliyor ki bu talepte bulunabiliyor. “Beni sev”, “Beni gör” Bu benim anlam veremediğim bir durum. (saçma ve ilkel bir duygu sanki).
Yavuz Başak, “Seni seviyorsam bundan sana ne” cümlesi bir söylem belki de. Bu cümlenin kurulmuş olması bile duyulmak isteğinin bir göstergesi değil midir?
Yaratıcı ben bir hazineydim diledim ki görüleyim buyuruyor. Çünkü O Öz, Hakikat güzelliğin ve herşeyin ta kendisi. Ama insandaki bu duygu bir kandırmaca bir oyun. Belki de kurtulması gereken bir oyun.
(Bu konuda bir sonuca varmış değilim, düşünüyorum sadece)
sulltan
28 Haziran 2007, 13:17
Sultan hanım ”Yaratıcı ben bir hazineydim diledim ki görüleyim buyuruyor. Çünkü O Öz, Hakikat güzelliğin ve herşeyin ta kendisi” dedikten sonra İnsana ruh veren Allah sonsuz zenginliğinden bir cüz bahşetmiştir demek gerekmez mi.?
“Seni seviyorsam bundan sana ne” cümle bir alman yazara aittir. Söyleme amacı ve muhatabı başkadır. Bir bütünden alınmıştır.
Anne ve çocuğu bağlayan şey( ) bilmek ve bilinmekle tarif edilebilirmi? Anne meydana bir vücud getiren olarak bilinme hakkını, inceliği fedakarlığı ile yansıttı diğelim. Peki bir bebeğin Anneye duyduğu heyecanı nasıl tarif etmeli neye baglamalı. dogrusu kafam karıştı. Aşk sadece sevgililer beslemiyor ne de olsa…
yavuzbasak
28 Haziran 2007, 13:41
“Seni seviyorsam bundan sana ne”
İnsan sevilmek ister. Aşk, sevilme ihtiyacının getirdiği şeydir.
Burada zaten psikolojinin söylemiş olduğu bir şey var: İnsan sevilmek istediği için sever ve platonik aşk yoktur.
Yani, seven (hiç olmassa hayalinde) sevdiğini karşısına alır. Hayalindeki kurguda mutlu iki insan vardır. Sevdiğide kendisini seviyordur. Bu bağlamda platonik olmaz demişlerdir.
O halde “seni seviyorsam bundan sana ne” konumuzdan başkadır.
Zira, “seni seviyorsam, senin beni sevmen gerektiğindendir” gibi bir sonuç aldık.
Unutmadan, şöyle bir şey gözlemledim. Sizinde fikirlerinizi alayım, bakayım saçmalıyor muyum yoksa (:
Şöyle: Madem insan sevilme ihtiyacından dolayı sevgi arar ve sevgili bulur yahut aşık olur. O halde popüler, sempatik ve insanlar tarafından çok sevilen insanların sevilme ihtiyacı karşılanmış olacakır ve bu insanlar aşık olmaktan uzak ya da gerçek aşkı tutturamayacak konumda olmalıdırlar, dedim kendi kendime. Sonra uzun bir zaman baktım yakın çevreme. Gördüklerim bu fikri doğrular nitelikteydi…
awara
28 Haziran 2007, 17:41
“seni seviyorsam, senin beni sevmen gerektiğindendir” sonuç buysa asıl denmek istenen “sen beni sevmezsen acı çekeceğim, sana ihtiyacım var diğer bir deyişle kendimi seviyorum” mu olur? Bu durumda “bir şey karşılığında yapılan şeyin değeri” tartışması devreye girer. (Bana öyle geliyor ki yılan hikayesine doğru ilerliyoruz.)
Gözlemim o ki kimse aşktan vazgeçemiyor. Halbuki bize anlatılanların gerçekten masal olduğunu ve böyle bir gerçekliğin asla olmayacağını kabul etsek, insanlığın sürekli aşkı bulma ümidiyle çırpınışları neticesinde çektiği acılarına son vermez miyiz?
awara; son gözlemin konusunda düşünmeliyim biraz…
sulltan
28 Haziran 2007, 18:09
Hayatta hatalarım çokça Allah’ım
Biliyorum sehiv secdesi yapmalıyım.
awara
03 Mart 2008, 18:40