Her satırında seni yazdığım
Sevda sözleri yazmakta mahir değilim
Eskimiştir dilimin nalınları
Bu yüzden cıvıl cıvıl değil cümlelerim
Dağ çileği kokmaz
Kalabalığın telaşlı kokusu sinmiştir üzerime
Çarpa çarpa geçişleri, rüzgarımı keser
Düşeyazarım
Kaldıranım benim
Kaç milyon insanın nefes verdiği gökyüzü
Çam kokusuna ne kadar muhtaçsa
Ben de sana o kadar muhtacım
Korkularımı örtenim
Boynu eğik zannetme senli dualarımı
Heykelimin içinde haytalığım koşturur
Bilirim sen beni böyle seversin
Keyifli bir ıslığı salıverirsin dişlerinin arasından
Hevesi toprak olan yağmur damlalarının şıpırtısı gibidir,
sesini duymak
Örse değer nağmeleri
Hem serinsin hem lütufkâr.

toprağın beklediği yağmur
yıldırımla müjdelenirmiş.
ikiye bölünürmüş sonra
rahmet berekete
rahmet felakete
anlamam bu yağmuru
….ne zaman düşse
kirli kalır yüzüm.
yavuz
18 Eylül 2007, 08:57