.......

bütün bunların içinde

nedendir anlayamadığım

düşüncelerimin dağınıklığı

karışıklığım,

ve hep yarım kalmışlığım…

.

Kuralına göre oyunlarda yokum

Saymayın beni

Oynayabildiğiniz kadar

Ha bir fazla ha bir eksik.

olymaphrodite.jpg

Bir görüşte âşık olduğunu söyleyen o kadar çok insan var ki, onların hepsinin birden bir yanılgıya düşmüş olmalarına ihtimal vermek zor görünüyor. Kaldı ki, edebiyatta da, bu konu üstünde durulmuştur. Dahası, masallarda da aynı konu işlenmiştir. Acaba bu durumu nasıl açıklayabiliriz?
Şunu ileri sürmek mümkün görünüyor: âşık olan kişi, önceden, nasıl birine âşık olacağını bilmektedir, belki bu biliş tümüyle bilinç düzeyine ulaşmamış olabilir, ama en azından bilinç altından, kişi, nasıl birine ilgi duyacağını kestirebilmektedir ve gerçek hayatta böyle biriyle karşılaştığı anda: “İşte, aradığım buydu!” diyebilmektedir. Aksi takdirde, birinin, ilk kez karşılaştığı bir başkasına nasıl âşık olacağı sorusu ortada bırakılırdı. Çünkü burada şöyle bir şey söylenmiyor: kişi, rastladığı birini ilgi çekici buluyor, onunla ilgisini sürdürüyor ve bu ilgi giderek aşka dönüşüyor! Hayır, söylenen bu değil, söylenen, kişinin, ilk kez gördüğü birine o anda âşık olması olayı..
Burada belki, gene, masallarda işlenen bir izlekten yardım isteyebiliriz. Bazı masallarda, kahramanımız düşünde bir kız görür, uyanınca düşünde gördüğü bu kızı aramaya çıkar, ama nasıl bir arayış: elde demir âsâ, ayakta demir çarık, dere tepe düz gider.. ve de altı ay, bir güz gider, bir de arkasına bakar ki, bir arpa boyu yol almış.. yani hiç mesafe kat edememiş: aradığını bulamamış! Ama sonunda aradığını bulacaktır! Beklemediği bir anda ve beklemediği bir yerde o kız karşısına çıkacak ve delikanlı, düşünde gördüğü kızı görür görmez tanıyacaktır! İmdi, bu durumu nasıl açıklamalıyız? Delikanlının uzun arayışlar sonunda karşısına çıkan kız, neyin nesidir, o kız, o mudur?Aslında düşte görüldüğü söylenen kız, şimdiki geçerli terimlerle ifade edildiğinde, kişinin bilinç altının dışa vurumu değil midir? Veya kişinin zaten bilinç altında bulunun tip, birdenbire karşısına çıktığında, kişi onu tanımayacak mıdır, onu tanımakta acze mi düşecektir? Gerçek hayatta, bir görüşte âşık olduğunu söyleyenlere bakılırsa, durumun, hiç de böyle olmadığını, yani, bir bakışta âşık olunan kişinin, aslında, baştan beri aranmakta olanın, onu arayanın karşısına çıktığını söylememiz gerekiyor.Böylece, ilk görüşte âşık olunduğu söylenen kimsenin, âşık tarafından baştan beri âşık olunduğu ve fakat onunla karşılaşmanın geciktiği iddia edilebilecektir. Eğer durum, gerçekten buysa, bundan da bir sonuca ulaşmamız mümkün görünüyor, o da, kişinin âşık olacağı tip “kaçınılmaz olarak” o kişi olmaktadır! Başka biçimde söylersek, burada, nerdeyse, işlevsel olarak bir fatalizm görmek imkân dahiline girmektedir. Bu durum da, insandaki trajik fenomene yol açar: kişi, burada kendi iradesine değil, fakat kozmik iradeye tâbi bulunmaktadır. Aşk konusuyla sınırlı kalmak şartıyla böyle bir iddia mümkün görünüyor. Böylece, kişinin ancak, “alnına yazılmış” olan sevgiliyi aradığını veya bulduğu sevgilinin ancak onun “alnına yazılmış olan” sevgili olduğunu ileri sürebileceğimiz bir zemine ulaşıyoruz.

 

Rasim Özdenören

Sadece bir yorum var

  1. rasim hocam bi’tanedir yaaa…

    gerilla

Yorum yazın