.......

bütün bunların içinde

nedendir anlayamadığım

düşüncelerimin dağınıklığı

karışıklığım,

ve hep yarım kalmışlığım…

.

Kuralına göre oyunlarda yokum

Saymayın beni

Oynayabildiğiniz kadar

Ha bir fazla ha bir eksik.

2007yılı için Arşiv

Senli Maharet

17 Eylül 2007

Her satırında seni yazdığım
Sevda sözleri yazmakta mahir değilim
Eskimiştir dilimin nalınları
Bu yüzden cıvıl cıvıl değil cümlelerim
Dağ çileği kokmaz
Kalabalığın telaşlı kokusu sinmiştir üzerime
Çarpa çarpa geçişleri, rüzgarımı keser
Düşeyazarım

Devamını oku »

Biraz Baş Dönmesi Gibi

17 Eylül 2007

yaşıyorum
biraz baş dönmesi gibi
biraz şimşek çakması
geçeceğini bildiğin
oturuyorum kaldırıma, daha çok aykırı yerlere
biraz ağlar gibiyim, düşmüş müyüm
okşar sırtımı taşlar
yıldızları bekliyorum
kuşları dinliyorum
ben gök gürültüsünü daha çok seviyorum

Devamını oku »

Mühür

12 Eylül 2007

GÖZ GÖMLEĞİYLE SAKİN.
SESE VE SÖZE MÜHÜR.
KALEME VEDA
İNİYOR PERDE
HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA.

Devamını oku »

“Düşün/dün”

08 Eylül 2007

Son dakika
Herkes ayakta
Nümayiş ve çiçekler
Kimine beyaz
Kimine kara
Güleç yüzlü insanlar
Gök görüyor onları, karaya vuruyor mavi
Dövüyor kıyıları
Ya da bana öyle geliyor
Uzaklığın armağanı
Masada
Karıncalanmış parmaklar arasında
İçini boşaltıyor kalem
Mürekkeb bulaşmış kağıt
kirli, sırtı acıyor
bir de katlı kağıtlardan
aynı hayatlar biçen bir makasın iştihası
Kör olası
Kaç tarafı var hayatın
Bir defa kesilen kesilir mi yeniden
Akşam
Arka oda
Sabaha az var
Kül tablası, is ve kumanda.
Gün doğacak ve göze […]

Devamını oku »

Kadın Şiiri

06 Eylül 2007

Bilselerdi;
ağlayan bir kadını sarmak
nasıl yakışır bir erkeğe
omzuna yaslayarak
elleriyle taramak saçlarını,
ve duymak sıcağını tenha kalanın
ağlatıp sararlardı.
Şimdi yoksun ya devrilir hep sütunlar
Dayanacak ince bir dal bulamam
Saçlarıma sam değer, kırılır dalgaları
Cepleri delinir cepkenlerin
Ellerim boşluğa düşer
Tenhaya gücüm yetmez
Ağlamaktan korkarım.
Hoyratça gelebilseydin eğer
Ağlayasım olurdu
Kadifeye koyduğum
başımı kaldırmazdım.

Devamını oku »

Sanrı XVII/Sürgün

06 Eylül 2007

“Kuyuda Sürgün”
Kulaklarımı tırmalıyor
Şuh bir kahkaha
Bir zafer edası
Alaycı bakışlar
Bu tâklar
Şölen mi var?
Sensin, seni tanıyorum
Sen, telaşı bana yakın
Nereden çıktı bu kızıl güller, kimin onuruna?
Yasaklandı şehre giriş, kırk yıl
Hain bellendi bir masum
Sürgün tarif edildi yeniden.

Devamını oku »

Ölmeden

02 Eylül 2007

Kaç bahar değmiş beklediğime
Kaç mavi yenilmiş
Barikatlar ve kum torbaları
Sen bilirsin sana varışlarımın hesapsızlığını
Tuzlu su içmiş susuzluğunu
Sunayım sunaklara,
Ağladıklarımın biriktirdiğini
Sana.
Dönülmüyor ev denilen mabedlere
Hangi mevsimin farkı olmalıydı diğerinden
“Hayata tutunmak” olur muydu? Sensiz.
Kimse bilmiyor, kimse yüksek sesle konuşmuyor
Gelmesin demişsin, gelmesin bir daha.
Öpüyorum topuklarından
Bende sırası gelmelerin.
Vaatlerin ve vaitlerin.
Olurmuş.
Söylentilerle
Ağartıyorum gecenin karanlığını
Kızıla çalıyor odanın rengi,
Sözlerin ne güzel. Ne güzel sesinin tınısı
Alnıma çizilen […]

Devamını oku »

s

01 Eylül 2007

Sorular vardır
Aklın ötesinde tekrar tekrar kurulan
Sese evrilmesi cesaret isteyen
Cevabı taşınamayacak kadar ağır
Uzaklığın tarifi
Bekleyişin adresi gibi.

Devamını oku »

Kerime Aslı

29 Ağustos 2007

Çırılçıplak bir ağaçtım
Çakılı bozkırda
Her gelişinde,
Gidişlerindi kıran dallarımı
Ve ben hep bekleyendim
Yorgun düşsem de,
Solsa da umudumun yaprakları
Çakılmıştı toprağın,
Yalnızlığına ayaklarım
Biliyorum gideceksin
Bu yüzden
Bana haram mevsimin baharları
…………..
Kirpiklerimde bir damla yaştı hayat
Mütemadiyen yanaklarıma düşen
Ertuğrul Bayam
*Kerime Aslı Hanım’ın (Biliyorum ‘Gideceksin’) ve (Hayat) adlı şiir’lerinden esinlenerek yazılmıştır.
*Sevgili Ertuğrul Bayam’a şükranlarımla…

Devamını oku »

İşmar

27 Ağustos 2007

Herkesi tanıyor da, gülümsüyor kaş altından
Sıra bana gelince kırk yıllık yabancı mı
Tanışıklığımız mı yokmuş
Sanki sevmiyorum ben seni
Sen beni sevmiyorsun
Her köşede yok sanki konuşmuşluğumuz
Hele bir de omuz silkip köşeyi dönüşü yok mu
Deli edecek beni, kahrımdan öldürecek
Sakın ha, sessizce söylüyorum
Ben de çekilsem, naz yapıp bir kenara
Şöyle bir göz süzsem, kıvırsam dudağımı
Oynasın kumarını alnımın çatında sert çizgiler
Endamını yereyim, […]

Devamını oku »