Mühür
12 Eylül 2007GÖZ GÖMLEĞİYLE SAKİN. SESE VE SÖZE MÜHÜR. KALEME VEDA İNİYOR PERDE HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA.
GÖZ GÖMLEĞİYLE SAKİN. SESE VE SÖZE MÜHÜR. KALEME VEDA İNİYOR PERDE HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA.
Son dakika Herkes ayakta Nümayiş ve çiçekler Kimine beyaz Kimine kara Güleç yüzlü insanlar Gök görüyor onları, karaya vuruyor mavi Dövüyor kıyıları Ya da bana öyle geliyor Uzaklığın armağanı Masada Karıncalanmış parmaklar arasında İçini boşaltıyor kalem Mürekkeb bulaşmış kağıt kirli, sırtı acıyor bir de katlı kağıtlardan aynı hayatlar biçen bir makasın iştihası Kör olası Kaç [...]
Bilselerdi; ağlayan bir kadını sarmak nasıl yakışır bir erkeğe omzuna yaslayarak elleriyle taramak saçlarını, ve duymak sıcağını tenha kalanın ağlatıp sararlardı. Şimdi yoksun ya devrilir hep sütunlar Dayanacak ince bir dal bulamam Saçlarıma sam değer, kırılır dalgaları Cepleri delinir cepkenlerin Ellerim boşluğa düşer Tenhaya gücüm yetmez Ağlamaktan korkarım. Hoyratça gelebilseydin eğer Ağlayasım olurdu Kadifeye koyduğum [...]
“Kuyuda Sürgün” Kulaklarımı tırmalıyor Şuh bir kahkaha Bir zafer edası Alaycı bakışlar Bu tâklar Şölen mi var? Sensin, seni tanıyorum Sen, telaşı bana yakın Nereden çıktı bu kızıl güller, kimin onuruna? Yasaklandı şehre giriş, kırk yıl Hain bellendi bir masum Sürgün tarif edildi yeniden.
Kaç bahar değmiş beklediğime Kaç mavi yenilmiş Barikatlar ve kum torbaları Sen bilirsin sana varışlarımın hesapsızlığını Tuzlu su içmiş susuzluğunu Sunayım sunaklara, Ağladıklarımın biriktirdiğini Sana. Dönülmüyor ev denilen mabedlere Hangi mevsimin farkı olmalıydı diğerinden “Hayata tutunmak” olur muydu? Sensiz. Kimse bilmiyor, kimse yüksek sesle konuşmuyor Gelmesin demişsin, gelmesin bir daha. Öpüyorum topuklarından Bende sırası gelmelerin. [...]
Sorular vardır Aklın ötesinde tekrar tekrar kurulan Sese evrilmesi cesaret isteyen Cevabı taşınamayacak kadar ağır Uzaklığın tarifi Bekleyişin adresi gibi.
Çırılçıplak bir ağaçtım Çakılı bozkırda Her gelişinde, Gidişlerindi kıran dallarımı Ve ben hep bekleyendim Yorgun düşsem de, Solsa da umudumun yaprakları Çakılmıştı toprağın, Yalnızlığına ayaklarım Biliyorum gideceksin Bu yüzden Bana haram mevsimin baharları ………….. Kirpiklerimde bir damla yaştı hayat Mütemadiyen yanaklarıma düşen Ertuğrul Bayam *Kerime Aslı Hanım’ın (Biliyorum ‘Gideceksin’) ve (Hayat) adlı şiir’lerinden esinlenerek yazılmıştır. [...]
Herkesi tanıyor da, gülümsüyor kaş altından Sıra bana gelince kırk yıllık yabancı mı Tanışıklığımız mı yokmuş Sanki sevmiyorum ben seni Sen beni sevmiyorsun Her köşede yok sanki konuşmuşluğumuz Hele bir de omuz silkip köşeyi dönüşü yok mu Deli edecek beni, kahrımdan öldürecek Sakın ha, sessizce söylüyorum Ben de çekilsem, naz yapıp bir kenara Şöyle bir [...]
Konuşan kim Bahane günü kurtarmak Cesareti vardıysa uzaktan bakmasındı Hele bir dokunsaydı Hele bir görseydi Hele bir görselerdi Parmaklarımın yazılanın kıvrımlarına değen kısımlarını Gidecek sebep kalmayacaktı. Gidecek yer. Korkak mıyım, öyle mi diyorlar Dilimin ucuna gelenleri salmak için beklemek, korkaklık değildir, kara çalmak saçlarıma. Dilimin ucuna gelenleri salmak için beklemek, kuduz dişleriyle getirecek ölümü kollamaktır. [...]
Artık, gücenik bir edayım sana. Şiir yazabilseydim anlatacaktım ama bütün yüce insanlar “Kadın şiir yazamaz” hükmünü verip kırdılar kalemleri Ne devrimci olabilirim olacakları beklemekten sıkılıp “Haydi” diye haykıran ne de affedilmeyi umarken tapınaktan kovulan bir keşişin yumruğu Benden sana kalan sadece gücenik bir eda hiç geçmeyecek çıkınıma doldurduğum birkaç kirletilmiş sözcük duyulmayacak kadar sessiz şarkılar [...]