…
25 Haziran 2007SESLER VE KELİMELER TÜKENDİ. KAPALIYIZ.
SESLER VE KELİMELER TÜKENDİ. KAPALIYIZ.
“O çok şerefli Kur’an’a and olsun!” Âyetiyle başlayan Kâf Sûresinin Türkçe meâlini ilk okuduğumda duyduğum heyecan halini kelimeleştirebilmem güç. Tarihi arka planı olmayan bu büyük sûre, tüm zamanları kuşatan kozmik oyunun insana ve mefistoya biçtiği rolleri ve onların kıyamet gününe değin kullanacakları ortak düşünce kalıplarını kendilerini bekleyen sonla birlikte anlatan genel bir kader sûresi adeta. [...]
Merhaba İnsanların nedenleri ve niçinleri vardır. Bazen kelimelerle anlatılamayacak kadar tanımsızdır bütün bunlar. Tanımlamanın gereği de yoktur. Kendi olmak kendinde olmak içsel buluşmanın bir tarafında sorgulayan, diğer tarafında cevap veren bedenler bulundurmak her ferde ait bir nitelik olmasa gerek. Kavgalardan çıkmış olanların diğer buhranlar karşısında takınacakları tavırlar hesapsız askerlerden farklı olmalıdır. Farklı olduğu içindir ki [...]
İyi değilim İnsanlar acımasın diye saklamak işten bile değil Kimden çekinesi Kırılacak cam kalmadı Çıplak ellerle toplamak var sırada Ay tozuna yansıyan kırmızılık kanımdadır. Kanayan yara sezgili Ritmi bir sözün olmasına ya da olmamasına bağlı Gözden kaçan bir imaya Ve bedenin boşlukla oynaşması Aşağı yukarı aşağı yukarı Çekingenlik göstermeyecek biliyorum İpi çekmekte Ben de ellerine [...]
“AŞK RUHLARIN ÇEŞİTLİ YARATIKLAR ARASINDA BÖLÜNMÜŞ PARÇALARININ BİRLEŞMESİDİR.” Aşk ruhların asıl kendi alemlerinde birleşmesidir. Hepimiz biliyoruz ki bu fani alemde ruh bir takım örtülerle kaplı, ârazlarla sarılmış ve yeryüzüne ait doğal içgüdülerle kuşatılmıştır. Bütün bunlar ruhun pek çok niteliğini gizler ve yukarıda sözü edilen zor birliği sağlamaya engel olurlar. Bu düşüncenin gerçekleşmesini, ruhun oraya uygun [...]
“HERŞEY ENİNDE SONUNDA SESSİZDİR. BİR GÜNÜN KIRILGANLIĞINDAN KALAN, TEKRAR TEKRAR KIRILAN MÜTEELLİM BİR İNSAN SESİNİN BAŞLATTIĞI AĞLAMANIN KIRI SESSİZDİR.” İlhami Çiçek konuşmak zor kendi sesinin yankısını duymak bir defa iki defa sonra içinden konuşmaya alışmak unutarak sesleri korkuyla kapaklanmış, tenhaya sığınmış ortalık yerde söylenemeyecek kaçamak saydıklarım dudağımın kıpırtısından okunur zikre bedel, sevaba mazhar kelimeler parmak [...]
Farkında olmadan vermiş görünmek… Aşık kör değildir, aşıktır. Her şeyin farkındadır. Kuklacısına ait olduğunu, Donkişot’un saflığını yüklendiğini, şövalye olmadığını, kılıcının tahta olduğunu bilir, bilmez görünür, aşıktır. Karşısındakini küçültmemek için benimsenen roldür aşık için. Verir verir… Umut için. Aşıktır, artık her şeyiyle başkasına ait, sürekli vermeye hazır. Sahibi başkasıdır. Devrinin geçtiğini, masalların kitaplardan bile kovulduğunu bilir [...]
Farkında olan insanın bitmek bilmeyen ızdıraplarını yokluğa çevirebilmek mümkün değil. Çünkü o vardır artık. Yaratıcı onun varlığını yokluğuna tercih etmiştir. Ve kulun bu aşamadan sonra yokluğa hükmetmesi imkansızdır. Felsefi geleneğin cevabını bulamadığı ve her filozofun kendine has cevapları olduğu bu alanda konuşalım biraz.
Belalı bir his bu Pasak dolu marazî, Batağı tüm rezilliğin Sesindeki soğukluk Kelimelerin kansız Ben Promete Tüm tanrılara kafa tutumuşum Ciğerlerim parçalanıyor her gün yeniden Yasaklara baş kaldırmışım İsyan yaftasıyla kelepçelenmişim dağlara Dimdik durmuşum, korkmamışım Aldırmamışım, yok maskelerim Haykırıyorum bir kere daha sen de duy! Yakıyorum yasaklarınızı bir bir! İşte 25. parşömen kısım 2 altın [...]
Çiçekçi otobüs durağı Yakınında değil adresim Ne de bir yere gidiyorum Beklemiyorum beklenmiyorum Ne yazık Bilinmeyen bir yerde bilinmeyen biri Nasıl geldim buraya bilmiyorum Bıraktım irademi ayaklarıma Buradayım. Yorgunum, oturuyorum