2007yılı için Arşiv

…ve kül

17 Şubat 2007

Bazen hiç ummadığın bir anda vazgeçersin her şeyden.. Bırakırsın sıkıca tuttuklarını, dağılır benim dediklerin, cildi kopmuş defter yaprakları gibi.. Sonra buruşturup sayfaları tek tek, çakarsın kibriti… Bir kibritin biriktirdiğim dediğin hayatı nasıl yaktığına şaşarsın. Bir an kurtarmaya çalışırsın, artık geç çok kalmışsındır. Oturup karşısına sahillerin, martıların, gülüşünün, dokunuşunun, saçlarının, gözlerinin ve sevgilinin yanışını izlersin. Alevlerin [...]

Devamını oku »

Geçer

17 Şubat 2007

Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer, Ömr-i fani gibidir; gün de geçer, dem de geçer, Ram karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer, Devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer, Gece gündüz yok olur an-ı dem adem de geçer. Bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi, Çağlıyan göz yaşı mı, yoksa ki hicran [...]

Devamını oku »

Hikayenin Başlangıcı / Bir Nokta Ta ezelde, Yaradılışa “Kün! ” emri verilmeden Ruhlarımız bilinmezliklerde serazad, Her biri eksik, Her biri yarım nokta Rabb’in takdiriydi Olmalı her biri teşne “tam”a Her Adem burada bulmalı Havva’sını Her ahit burada kurulmalı Burada çizilmeli her hayata yol Nihayet “Kün! ‘ emriyle ‘fe yekün’ Ve başladı yolculuk semadan arza Ruhlara [...]

Devamını oku »

Yok

13 Şubat 2007

Kendini kendinin bile görmek istemediği oldu mu? Önce aynaları kaldırırsın tek tek, sonra albümleri doluşturan gereksiz fotoğraflara dadanırsın. Güzel çirkin demeden ufalanır ellerinde, belki de sonra duyacağın pişmanlığı umursamadan. Görüntüler dünyasında kendine ait zaman aralığını silmek istersin. Camlar, ışıklar, sular, gölgeler kendini hatırlatan her şeyden kurtulmaya çalışırsın. Gördüğün artık ayak uçlarıdır, gözlerdeki yansımandan kaçışın sığınağı. [...]

Devamını oku »

Milad Yok!

11 Şubat 2007

Düşüncelerimin sağlamasını bu kadar çabuk yapacağımı tahmin etmemiştim. O kadar ki bildiğimi zannettiğim şeylerin aslında kendimi kandırmaktan öte olmadığını anladım. Bu kötü bir his, her şeye baştan başlamak gibi. Yeniden doğmak. Belki de kader budur. İnsan düşündüklerine inandığı ölçüde onlara varlık kazandırmakta, görüntüler dünyasına çıkmasına sebep olmaktadır. Öyle olmalı.. Bir günlüğüm… Hayata bir bebeğin gözleriyle [...]

Devamını oku »

Veda

08 Şubat 2007

Uzun konuşmalarımızdan birinde sana bir soru sormuştum hatırlıyor musun? “Hayır demek insana acı verir mi?” diye. Sen de “Evet” demiştin. Evet, hayır demek insana acı verir ve kimi zaman aslında yapmaması gereken bir çok şeyi yapmasına sebep olur, sırf o acıya düşmemek için. Belki bin defa yeltenir “hayır” demeye; kurgular kurar; cümleler oluşturur; ama dilinden [...]

Devamını oku »

Ey Musa!

08 Şubat 2007

Ey Musa! Çıkar ayakkabılarını Burası kutsal vadi Tuva! Korkma! Rabbinin sesini duyacaksın.. Dünyayı getirme yanında, Arın! Çıkar ayakkabılarını, Burası kutsal vadi Tuva!

Devamını oku »

Sarhoş

08 Şubat 2007

Bu gece sarhoşum yine Bu kaçıncı kadeh tükettiğim… Durmuyormuş dendiği gibi aynı… Sebebi sensin.. Kelimeler doldurmuş avurtlarımı Susmaz dudaklarım Uğraşmak nafile, Sarhoşum… Her dil, her alfabe, her harf, Her renk, her tat, her dokunuş âmâde… Dediler dinlemedim, durmuyormuş dendiği gibi aynı… Mesela desem ki Sıcak bir bahar sonu,.. Yanarken sularda akşam güneşi Omuzlarıma tırmanma telaşında [...]

Devamını oku »

Kaptan!

30 Ocak 2007

Beklenen oldu Koptu fırtına Kaptan! Uğraşma nafile Kırıldı dümen… Gel hele oturalım şöyle anlat Vardır hepimizin bir hikayesi Gemi bulur nasıl olsa döneceği limanı Bıraktığın yakamozlar Kaybolmadılar daha… Kaptan geldi, oturdu. Başı avuçlarında, “Ben yaptım” dedi “her şeyin suçu ben de” Kıyan benim rahimdeki cenine Kenetli bakışları koparan Demirler dolaşır parmaklarımda Rotam belliydi ayrılırken limandan [...]

Devamını oku »

Ölüm ne garip şey.. içimizden bir şeyler çıkıyor ve biz bomboş bir halde kalıveriyoruz.. Uzanan ellerimiz, gülümseyen bakışlarımız, sıcak bedenimiz; her biri soğuk, her biri boş, öyle boş… Kaldırımlar yürüyor ben duruyorum, her şey herkes hareket ediyor; akşamın karanlığı çöküyor üzerime sonra dükkanların ışıkları…anlatamamak ne kötü… ellerimle buruşturuyorum yüzümü; kullanılmış kağıt gibi fırlatıp atıyorum kaldırıma… [...]

Devamını oku »