
Gittikçe yalnızlaşan
Yalnızlaştıkça çirkinleşen bir kalem
Görünmeyen bir el itmişti
kalabalık
Bir çok yalnız bir araya gelince kurtulmazlar
Ağır olur kapının sürgüden indirilişi
Önden kimse gitmez
Birbirine bakışları tek bu andadır
Sövmek ve kahretmek
Aydınlık denen yalana
Köşe bucak
Alt alta, üst üste
Leş kokusu
Kargalar et yemez
Oyar gözleri, kursaklarında çürütür
tükürürler sol yana
Boş bir kelle
Saçları yan taralı
Kaşın kesiğini kapatır
Taşın tozunu
Tek vukuatı anlaşılmasın
Üstüme kül geldi
Çirkinliğe sıvadan
Silktim üstümü
Geri dur! Geri dur!
Bozgun bu.
Yorum yazın