.......

bütün bunların içinde

nedendir anlayamadığım

düşüncelerimin dağınıklığı

karışıklığım,

ve hep yarım kalmışlığım…

.

Kuralına göre oyunlarda yokum

Saymayın beni

Oynayabildiğiniz kadar

Ha bir fazla ha bir eksik.

“Aşk sadakati beraberinde taşır. Aşk varsa sadakat de vardır” gibi bir çıkarım yumurta-tavuk ikilemini hatırlatsa da, avuntu ya da kalbin kemirgenlerini hapsetmek için bundan kaçınmak da mümkün değildir. Sevenin gözü başka gözleri görmediğinden, fikri de zikri de aynı olsa gerek. Bir psikyatrist geçmişin efsane aşklarını modern insandan beklemek doğru değildir der. Öyle bir durum olsa bile bunu bir rahatsızlık olarak görür tedavi ederiz diye devam eder.
Aşkın hastalık olarak görülmesi yeni değildir. Ancak efsane aşıklar, bu hastalığı baş üstüne koyup, derdini derman olarak görürken, modern insan biran önce bu hastalıktan kurtulmanın telaşını yaşar, başka hastalıklara yakalanmak için.
Elbette modern zamanların aşklarını istila eden ve onları bitiren hastalıkları, hayatı işgal eden gereksizlikleri unutmamalı. Sadakatten sapmaların olmaması için daha fazla güç gerekir, çoğunlukla kayıp düşmeler görülür. İleri bir düşünüşle imkansızdır sadakat. Ya da bu kadar acımasız olmamalı ve “sadakat imkan ile imkanlıdır” demeli.

Sadakat sadakatsizlikle imtihan edilirse, geçer not alan çıkar mı?

Toplam 2 yorum var

  1. “Modern zamanların aşkları” derken aşktan bahsediyor oluyor muyuz, yoksa “aşk” dediğimiz şeyin yerini tutan daha yavan daha sadakatsiz daha aşk olmayan bir şeyden mi bahsediyoruz. “Yani aşk varsa sadakat vardır”ı modern zaman aşklarını ve buna bağlı olarak bunun karşılığı olan sadakati baz alarak değerlendirmek mümkün mü.

    Çokça görüyorum, sprey boyalarla duvarlara yazılmış: “affet beni, bir şans daha ver” Aslında bu örneği vererek buradaki seviyeyi düşürmek istemezdim lakin bu örnek üzerinden başlamak daha kolay olacak. O yazıları görünce, düşünüyorum “sadakatsizlik aşkta affedilebilir bir şey midir” Sonra bu cılız soru bile anlamsız geliyor, “sadakatsiz aşk mı olurmuş” diyorum. Yine de “sadakatsiz aşk da aşktır” demek yerine “modern zamanlarda aşk aşk değildir” demeyi yeğlerim.

    İstemeyerek yine ‘aldatmak’ kelimesini kullanacağım ama, aldatmaktan bahsedilirken ve bu zihinde bir şekilde yer bulabilirken, toplumda gerçek kıvamlı bir aşkın olduğunu varsayamayız bununla beraber aşk yokken sadakatten bahsedemeyiz.

    Toplumda aşk konusu pek irdelenmesi keyif veren bir konu değildir üstelik, tv’lerde ve sokaklarda sadakat akla dahi gelmeden aşk kelimesi dillere dolanıp varlığı iddia ediliyor, komik ve can acıtan bir durum…

    Sanırım şurası tamamen toplumdan ayrışıp gerçek aşkı yaşadığını iddia edenleri ilgilendiriyor: “Sadakat sadakatsizlikle imtihan edilirse, geçer not alan çıkar mı?”

    Gerçekten çok sarsıcı bir soru, altından çıkılamayacak gibi duruyor, en azından beni aşıyor. Bakalım abiler ablalar ne söyler.

    Yazı için teşekkürler.

    awara

  2. Modern zamanlarda aşk yoktur demek fazlaca acımasız olur. toplumun geneli tarafından yavanlaştırılmış olabilir, ama yoktur denemez.

    Bir soru daha “Kimi durumlarda sorumluluk olarak sadakatin olması gerekmez mi?”

    Kerime Aslı

Yorum yazın