<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>İNSAN YANLARIMA (S)ÖVGÜ yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://kayipzaman.net/2008/12/10/insan-yanlarima-sovgu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kayipzaman.net/2008/12/10/insan-yanlarima-sovgu/</link>
	<description>İlla Edeb</description>
	<lastBuildDate>Sun, 19 Jun 2011 20:15:56 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: mehmet adil</title>
		<link>http://kayipzaman.net/2008/12/10/insan-yanlarima-sovgu/#comment-441</link>
		<dc:creator>mehmet adil</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 13:33:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://kayipzaman.net/2008/12/10/insan-yanlarima-sovgu/#comment-441</guid>
		<description>“Hüzün hep beni mi acıtacak, hep benim mi ellerimden tutup acıya satacak” derken acıyan insanın, insansı yanlarına (s)övgülerini okudum… insanız ama yinede insanlığımız en kaldıramadığımız en çok yakındığımız en çok acıdığımız yanımız bu ne tuhaf ! insansı yanlarımız o kadar şefkate muhtaç ki...
Hayranlıkla kaynağından çıkan suyu izleyenler, başka bir sözle adeta gözlerinin kalbini bir su şelalesine kaptıranlar, bir insanın ağlamasını hayranlıkla seyreden bana tuhaf demeleri ne kadar garipse  acıyı bana miras bırakıpta keşke dememem için nefes tüketen yar o kadar garip geliyor.Bir eksik, bir tatminsizlik aramak için yola koyulan ben, bunun yerine ateşi kucağıma koyuverenin bir buz kütlesine nasıl dönüştüğüne kafa yoruyorum… ve bu hiç bir işe yaramıyor.Evet bahçelerde hep gül açmıyor ve kargaları kovalarken yada çerden çöpten yapılmış toplarla oynarken düşmeye benzemiyor hayat. Hayat ne yapmak istediğini kulaklarımıza da fısıldamıyor…yaşıyoruz ve vaadilen bir sözü yanımıza alıp yürüyoruz işte. “umudunuz tükenmeden siz ölmezsiniz” öyleyse ey sevimli ölüm, sana ulaşmam için bunu yapmalı(mı)yım. Umudu tüketmeli(mi)yim…</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>“Hüzün hep beni mi acıtacak, hep benim mi ellerimden tutup acıya satacak” derken acıyan insanın, insansı yanlarına (s)övgülerini okudum… insanız ama yinede insanlığımız en kaldıramadığımız en çok yakındığımız en çok acıdığımız yanımız bu ne tuhaf ! insansı yanlarımız o kadar şefkate muhtaç ki&#8230;<br />
Hayranlıkla kaynağından çıkan suyu izleyenler, başka bir sözle adeta gözlerinin kalbini bir su şelalesine kaptıranlar, bir insanın ağlamasını hayranlıkla seyreden bana tuhaf demeleri ne kadar garipse  acıyı bana miras bırakıpta keşke dememem için nefes tüketen yar o kadar garip geliyor.Bir eksik, bir tatminsizlik aramak için yola koyulan ben, bunun yerine ateşi kucağıma koyuverenin bir buz kütlesine nasıl dönüştüğüne kafa yoruyorum… ve bu hiç bir işe yaramıyor.Evet bahçelerde hep gül açmıyor ve kargaları kovalarken yada çerden çöpten yapılmış toplarla oynarken düşmeye benzemiyor hayat. Hayat ne yapmak istediğini kulaklarımıza da fısıldamıyor…yaşıyoruz ve vaadilen bir sözü yanımıza alıp yürüyoruz işte. “umudunuz tükenmeden siz ölmezsiniz” öyleyse ey sevimli ölüm, sana ulaşmam için bunu yapmalı(mı)yım. Umudu tüketmeli(mi)yim…</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

