2008yılı için Arşiv

Sanrı XXV/Buyruk

12 Haziran 2008

Ruhların vaveylası arasında duyabildiğim -“Yakın çerağı, buyruğum budur” Buyruğun kesinliği fitil kokusunun keskinliğine karışıyor karşı çıkmanın imkansızlığını sezinliyorum Benlik kavgasına girişecek değilim Depreşen hislerle uyanan dev Sıkılı yumruğum Kalkmaya kalkışma Senden yana değilim

Devamını oku »

Kaçamak

04 Haziran 2008

biraz merak, biraz hayal kaçamak bu ya, en çok sevda karlıdır dağların eteği bu vakit tımarı için kaşağı yetmez eldivensiz iki el, parkelerin cebinde körebeler oynasın dağ arkası, iki konak ötesi bendeki iki ardıç, iki salkım üç beş adım kararlı. eğdim dağ başımı kırdım kanadımı kolumu yetiş şimdi kaldır şimdi sar şimdi.

Devamını oku »

Sanrı XXIV/Karantina

25 Mayıs 2008

Karantinada şehir Sahipsiz bir kaç “neredesin?” Bilinçsiz bir telaşla odalar alt üst Dolanıyor dik yakalı cisim suratlı görevliler Işığa gelme diyor bir ses Işığa gelme! isli cama kenardan yaklaşıyorum eriyen sadece et mi ayağımın battığı külçe altın ve kalemden sökülmeyen parmaklar sözcükler prematüre Umulmadık sabırla. O!

Devamını oku »

GÜNCEDEN İLK (K ve E)

23 Mayıs 2008

k karadır beniz vapurları görmedim bile asırlık çınarların yanından kim geçmiş kim taylarını eğlemiş kim inzivada kim kahkaha zerk etmiş bihaberim.

Devamını oku »

Serenad II

16 Mayıs 2008

Görünme bana Arka balkona çık Göğe görün.

Devamını oku »

Ölüm Cantabile

05 Mayıs 2008

Ben ne büyük bir dalgınlıkla bakmış olmalıyım ki hayata görmedim orda çinko damlar ve plastik sürahilerin tanrısını yerimi yadırgadım yerim olmadı zaten kendi mezarımdan başka çılgının biri sanılmaktan sakınmaya vaktim olmadı durmadan bir beyaz aygırla taşardım derin göllerden bir gebe kısrakla kaçardım derin ormanlara güneşin zekâsıyla doymak isterdim kaba solgun kâğıtlar sunardı şehrin insanı bana

Devamını oku »

Ağıt

22 Nisan 2008

Zan değil bülbülün ağlayışı Ellerinde uzun kargılarla dolaşan korucular Gülün nazına göz dikenler Bin vurur Susmaz ağıt Gelen var Ya kara bir yüzle geçecek Ya da kül rengi perçemi düşecek alnına Yarım ağız bir tebessüm Dur şimdi Baştan başlayalım Anlamaya mecal gerek Ben kaç defa gerdim bu gergefi Kaç defa işledim Koynunda saklamak sana Anladım, [...]

Devamını oku »

Kayıp

27 Şubat 2008

  Kadın ayağı İzlerin topuklarından belli Belli ki basmamış yere, Acıtmamış sırtını kumların Zarif ve silik Rüzgara teslim olmadan Buradan gidelim, izler buradan Zarif ve silik.   Bedevi kaybetti sezgisini Yol sensin, yolcu sensin, yoldaş sensin Gör keskinliğini mızrağın Tonguçların sesine kulak ver Uydur adımlarını aruza Bulması kolay bilmesi kolay.   İncelen bilekten sarkan halhal [...]

Devamını oku »