'ALINTILAR' Kategorisi için Arşiv

Aşıksan niçin Roma’dan kaçıyorsun?
— “Quo vadis, Domini?”
Yakalanacağını anlayınca Roma’dan kaçan havarî Petrus’un yolda giderken kendisiyle karşılaştığı Efendisi İsa’ya merak ve heyecan içinde sorduğu sorudur bu!
— “Efendim, nereye gidiyorsunuz?”
Hz. İsa’nın bakışlarında incinmişlik, sesindeyse sitem dolu bir hüzün vardır:
— “Roma’ya!”
Gözleri faltaşı gibi açılmış bir hâlde “Niçin?” diye sorar Petrus, şaşkın şaşkın…
İsa, o mağrur, o mazlum bakışlarını vakarla […]

Devamını oku »

Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor
Ben seni düşünüyorum seni
Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
Kalbim diyorum kalbim
Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi
Aşkı anılar besliyor düşler kadar
Bu […]

Devamını oku »

Şiir

03 Şubat 2010

Kusura kalma teselli hazretleri
Sana layık bir mürit olamadım besbelli
Büyük şehirlerin küçük içinde
Dansa kaldırılan utangaç bir kız gibi
Buldum bu dünyada kendimi.
Ve camları hohlayıp da çizdiğim resimlerden
Bir ben kaldım ve sevgilim
suyu ihmal edilmiş fesleğen gibi gitti
Gözlerim terledi yolunu gözlemekten.
İbrahim Tenekeci

Devamını oku »

İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi mesulünü bulmuştum: buna içimizdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne […]

Devamını oku »

Terk Etme

12 Ocak 2010

Kışlık bir sessizlik değil bu dört mevsim.
Uyku apneye yakalandı. Dokunamıyorum hayata. Ne bu dergah mı? Ahh Yesevi… Ne iticidir yer altında hayat ve sen gören kalb iken bense terk edilme hali üzre gören kör.
Biliyorum muhatabı değilim DUHA’nın ama umutçusuyum” Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da ” kelamına bin hayranlık ve yorgunum. Gel demeyeceğin de […]

Devamını oku »

Böyle Ayrı Durmalıyız

23 Aralık 2009

Böyle ayrı durmalıyız,
Sen orada, ben burada,
Kapı azıcık aralık
Ki okyanuslar var,
Ve dua,
Ve o, soluk gıda,
Ümitsizlik!
Emiliy Dickinson

Devamını oku »

Kalbim Unutacağız Onu

20 Aralık 2009

Kalbim, unutacağız onu,
Bu gece, sen ve ben.
Ben ışığı unutayım,
Onun sıcaklığını sen.
Unuttuğun vakit, söyle bana,
Ola ki düşüncem donar.
Acele et, oyalanırken sen,
Hatırlayabilirim tekrar.
Emily Dickinson

Devamını oku »

Ben, kimdir?

16 Aralık 2009

“Ben bir başkasıdır, kendini keman olarak duyumsayan oduna yazık.”
A. Rimboud’nun bu ifadesi insan ile ben’i arasındaki kaygan ve sürekli yenilenmesi zorunlu ilişkinin olabilecek en şairane söylenişi geliyor bana. Sahiplenilmesi ve bir olmak halinde sabitlenilmesi zor olan ben’in hayat boyu biteviye inşa halinde oluşu, insanın “benliğiyle kendisi arasında kalan ıslak sınırı” kurutamamasını ve Heidegger’in tasnif ettiği […]

Devamını oku »

Avare Kuşlar

07 Ekim 2009

Sen bana gülümsedin ve hiçten şeyler konuştun ve bana öyle geldi ki ne zamandır beklediğim buydu.
Rabindranath Tagore

Devamını oku »

Minnet Eylemem

30 Temmuz 2009

Hâr içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabî Farisî bilmem, dile minnet eylemem
Sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi
İblisin talim ettiği yola minnet eylemem
Bir acaip derde düştüm herkes gider kârına
Bugün buldum bugün yerim, Hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Rızkımı veren Huda’dır kula minnet eylemem.
Oy Nesimi, can Nesimi ol gani mihman iken
Yarın şefaatlarım Ahmed-i Muhtar iken
Cümlenin rızkını […]

Devamını oku »