'SANRILAR' Kategorisi için Arşiv

Normal, alelade, bayağı
Kehanetlerin vakti geçti
Ölü adamlar yürümez
Yüksek duvarların ustası kayıp
Bu bilinci kim verdi
Yok
Ne gülünç bir iftira
Sırıtışa savunma değil
Belki saldırı geçiyor parmaklarımdan
Ama parmak uçlarımın çizgileri belirsiz
Bileyicim silinmiş
Git, git, git
Yeni bir çağı başlatamıyorsan
Tanımlayamıyorsan
Bırak eğilmeyi
Kırılmayacak kadar esneksin
Ve kıracak kadar dayanıklı.

Devamını oku »

Sanrı/ XXXIII-Travma

12 Temmuz 2009

Sokakların kapıları kapalı
Üzerine kalabalıkların
Ve üzerime
Onlardan biriyim
Saflığımı ilan ettirecek kadar iyimserim hala
Yağmur bekliyorum
Cılız bir kız geçiyor önümden, telaşlı
Görüşümden sıyrılıyor kolayca
Elele iki sevgili
Ayaklarım kesiliyor yerden
Bir yükseliyorum iki alçalıyorum
Gök kabul etmiyor
Yere daha yakınım
Çarpma sonrası travma
Süresi uzun.

Devamını oku »

Sanrı XXXII-Kaçıyorum

07 Şubat 2009

Kuyunun başındayım işte
Tutunduğum otlar engel düşmeme
Düşme ardıma, çekme beni
Mayalanmış ruhum kabardı, kabaracak
Kötü şeyler olacak
 taşacak kazan dolusu eleğimsağma
Kızıl kıyamet cümbüş
Sorma bana bunun neresi  fena diye
Biliyorsun göz alıcılığını ışığın ve renklerin
Kör edeceğini, keseceğini, deşeceğini
Bile bile çekme beni
Elimde kırbacım
Kısrağım son sürat
Binicilerin ayaklarında üzengiler
Kum dolu tırnakları
Kulvarları boş dönecek atlar
Sırtlarını okşayan yeleleri sırılsıklam
Üzerlerinden geçeceğim, geçeceğim
Ben düşmeyeceğim
Düşmemeliyim.

Devamını oku »

Hastalığın tam ortasında
Sağdan soldan esen soğuk rüzgar
Düşürmüyor ateşi
Biri ayakta biri yatakta
Arabaların arkasına ve önüne
Şizofren gözler taktım
Bana ait olmayan düşünceler
Suç mahallinden geçer
Gözlerden düşünce geçer
Eskisi kadar masum görünmüyor
Dünya, güneş ve ay
Kimbilebilir her şeyin sebebini
Aksini söyleyebilirsen
Allah’ın gazabını çağır üzerime
Helak olmayı hak eder şüpheler
Zan ve sayıkladıklarım aynı
Varlığın içindeyim o zaman
Ya Rab! Aidiyeti kurtar
Yusuf’un ellerinden.

Devamını oku »

Sanrı XXX-Muamma

03 Kasım 2008

Güvelendi levh-i mahfuzum
Didik didik edilmiş,
muamma bir kalbin sahibiyim
En güzel elbiselerimi giyindim
Duaya çıkalım, yağmasın yağmur.

Devamını oku »

Sanrı XXIX-Virgül

15 Ağustos 2008

Bitti sandım hikaye
Noktayı koyacaktım
Yine virgül, yine tereddüt
Ben yazıyorsam seni
Nasıl ayak diretirsin
Bu başkaldırı niye
Sana en güzel rolleri vermedim mi
En büyük aşkla sevmedim mi yasakken
Köşe bucak aranırken
Çıkmadın mı başın dik ön kapıdan

Devamını oku »

Sanrı XXVIII-Düğün

18 Temmuz 2008

İnsanlar
Kargacık burgacık
Ayakları büyük
Kınalı ellere kan bulaşmış,
kaburgaların gıcırtısından.
Beyaz tarla gelincik olmuş
Gelin ölmüş at üstünde.
Balatları okuyacak koca adam
Yıkıldın olduğu yerde
Kuruttu ateşin çamurları
Ama nafile
Başın gökte
Bir anıttan öteye geçemedin.

Devamını oku »

Sanrı XXVII- Cümbüş

19 Haziran 2008

Terk edilen şefkatimi
Kağnı hızında içimi yarıp geçen acıma bağladım
Takılıyor dişleri kaburgalarıma
Nasıl da vuruyor sancısı
Kan kusturuyor
Biliyorum
Sürüye sürüye bulduracak manasını
Temizleyecek anızdan bedenimi
Kırlara taşacak
Mücessem
Renk, gece, gün, el, kol, bacak…
Yavaş yavaş tamamlanacak cümbüş.
Şefkat mi ben; ben mi şefkat
Ayırt edilmeyecek.

Devamını oku »

Sanrı XXVI Bozgun

18 Haziran 2008

Gittikçe yalnızlaşan
Yalnızlaştıkça çirkinleşen bir kalem
Görünmeyen bir el itmişti
kalabalık
Bir çok yalnız bir araya gelince kurtulmazlar
Ağır olur kapının sürgüden indirilişi
Önden kimse gitmez
Birbirine bakışları tek bu andadır
Sövmek ve kahretmek
Aydınlık denen yalana
Köşe bucak
Alt alta, üst üste
Leş kokusu
Kargalar et yemez
Oyar gözleri, kursaklarında çürütür
tükürürler sol yana
Boş bir kelle
Saçları yan taralı
Kaşın kesiğini kapatır
Taşın tozunu
Tek vukuatı anlaşılmasın
Üstüme kül geldi
Çirkinliğe sıvadan
Silktim üstümü
Geri dur! […]

Devamını oku »

Sanrı XXV/Buyruk

12 Haziran 2008

Ruhların vaveylası arasında duyabildiğim
-“Yakın çerağı, buyruğum budur”
Buyruğun kesinliği
fitil kokusunun keskinliğine karışıyor
karşı çıkmanın imkansızlığını sezinliyorum
Benlik kavgasına girişecek değilim
Depreşen hislerle uyanan dev
Sıkılı yumruğum
Kalkmaya kalkışma
Senden yana değilim

Devamını oku »