'SANRILAR' Kategorisi için Arşiv

Sanrı XIV/Yanılgı

03 Temmuz 2007

(Sona doğru) Saygıyla eğilecektim Acının onurlu direnişine Gömecektim tüm teorileri Ramak kalmıştı, bir eşik sadece Ve, Yüksek yerlere çıkıp nutuklar çekecektim Hey insanlar! Aklıbaşındalar! Buraya bakın! Bakın ve görün! Heyhat! Hava aydınlıktı, seziyordum Tehlikeli suların çağlayanı Müjdeci Seni karanlık adamlar getirmedi Beni biliyorlar mıydı, bilmiyorum Tutanaklar ve mahkeme kayıtları Adına yabancı, adıma aşina Hey! Mübaşir [...]

Devamını oku »

Sanrı XII/Şahit

18 Haziran 2007

İyi değilim İnsanlar acımasın diye saklamak işten bile değil Kimden çekinesi Kırılacak cam kalmadı Çıplak ellerle toplamak var sırada Ay tozuna yansıyan kırmızılık kanımdadır. Kanayan yara sezgili Ritmi bir sözün olmasına ya da olmamasına bağlı Gözden kaçan bir imaya Ve bedenin boşlukla oynaşması Aşağı yukarı aşağı yukarı Çekingenlik göstermeyecek biliyorum İpi çekmekte Ben de ellerine [...]

Devamını oku »

Sanrı XI/Sadakat

16 Mayıs 2007

Beklerken seni duvarlarımı boyamaya başladım can sıkıntısından Karşı duvarı boyadım önce Sonra diğerini Güzel olmuş değil mi? Bitince tamam olacak hayat Dilime zikir yaptım yağmalanan şarkılarımı Talana inat unutmayacağım tek bir tınıyı Söylüyorum her gün yeniden Sadakat için şairine Penceremden bakıyorum arada bir Denizin mavisine, sesine Sonbaharın sarısına. Aşık oluyorum Bir daha.

Devamını oku »

Sanrı X/Aşk

11 Mayıs 2007

Bu kadar heveskâr olduklarını bilmiyordum benim dediklerimi paylaşmaya. Oysa saniyelik bir göz kapamaydı benimkisi. Bir zühul ile günü doğurana açtığım pencereden girmiş olmalı baykuşlar Didik didik tüm el işi döşemeler

Devamını oku »

Sanrı IX/Duvar

27 Nisan 2007

Yoruldum hep arkama bakmaktan, sığınmam bu yüzden duvar diplerine şimdi, şüphe yok arkamda sırtım taşlarda, bunayan gerçek. bakışlarım hiç bir yere, öylesine. kırpmayı unutan gözlerim, ölüm soğukluğu karıştırıyor aynalara sesler belli belirsiz, kayboluyor, ışıklar sönüyor korkular gömülüyor kafatasıma. Ölüler. Kafatasım ellerimde.

Devamını oku »

Sanrı XIII/Zaman

16 Nisan 2007

Saatin üçüydü Ay yok Fırtına devirmiş tüm elektrik direklerini Işık yok Şehre hakim, genizleri yakan mum saltanatı Ürperten hava, soğuk, üşütürken terleten Böyle havalarda çıkarmış ininden zaman Yakaladım. Parçaladı tırnakları avuçlarımı Bırakmadım. Tutuldu güneş Karanlıklarda durdu saat Gerildi çarmıha yelkovanla akrep Kayboldu geçmiş ve gelecek Tek kalan, o an Gündüzler gece Geceler gece Çiçekler, deniz, [...]

Devamını oku »

Sanrı VIII/Hiç

10 Nisan 2007

Koptu ses tellerim son haykırışımda, Duyuramadım, anlatamadım Sessiz kıpırdanışını deli diye yaftalayarak, dağladılar dudaklarımı Hırçın çizgiler çakıldı yanaklarıma Gülüş ya da ağlayış. Oydum gözlerimi, hayatmış diğer adı Aktı yanaklarımın oyuklarından, tüm renkleri göz bebeklerimin, ıslandı bedenim Sildim, sildim, sildim Kalmadı yüzüm, Bedenim Hiçim Dindi acılar Sebepmiş her suça cisim Sıyırmakmış tek çare sırtımdan Bildim.

Devamını oku »

Çok kızgınım, sebep yok! Ateşler püskürüyor gözlerim Alnımda ölüm soğukluğu Hem sıcak hem soğuk..en sıcak en soğuk Çatlayacak kafatasım! Bileklerim sancıyor hücrelerimin her biri bir çivi, vücudum delik deşik nefesim yırtarak çıkıyor boğazımı Allahım! Yardım et! Sükûnet, biraz sükûnet Bırakın beni ne olur! Kırmalıyım tüm saatleri Tik tak tik tak tik tak! Sûr’a mı üflendi, [...]

Devamını oku »

I/Dokunma Aklı başında sözler bekleme benden Deliyim Çıldırtan kahkahalar atma hakkına sahibim Ağlamalarım kızıl kıyamet Susmalar asırlarca Kırpmadan saatlerce gözlerimi Bakabilirim “neden”lere Kapılara Bir sürü saçmalık Kağıtlar dolusu, anlamı olmayan Aklı başında sözler bekleme benden Yıllar önceydi, Aklını alıp eline çıktığında Kattım azık diye benimkini de Yetmedi Adandığım hayatım, yıldızlar ve gökyüzü Eskimiş hatıralar Ne [...]

Devamını oku »