.......

bütün bunların içinde

nedendir anlayamadığım

düşüncelerimin dağınıklığı

karışıklığım,

ve hep yarım kalmışlığım…

.

Kuralına göre oyunlarda yokum

Saymayın beni

Oynayabildiğiniz kadar

Ha bir fazla ha bir eksik.

'ŞİİR' Kategorisi için Arşiv

Mücrim

14 Kasım 2008

Sessizliğin cömertliği bağış değil
Mücrimliğin kefareti
Kuyuyu derinleştiriyor ölümsüzlüğün sesleri
Her sesten daha canlı duyuluyor
Kaçma fikri eskidi kafe köşelerinde
Oysa biz bilmiyorduk akşam ezanından sonra karanlığın
Ne kadar daha karardığını
Belki de başarabilirim ölmeyi
Günahımdan korkmasam
Biz hepimiz zannın çoğuyla aldandık
En büyük günahı seni kuyuda sanmakla işledik
O yüzden tek başına ölmek yetmiyor
Kolundan tutanları sürüklemek
Onların da göz kapaklarını indirmek bir kurşunla
Kaçınılmaz oluyor.

Devamını oku »

Durum Kat’i

06 Temmuz 2008

Kimse sırtımı sıvazlamıyor
Okuduğum kitapların gözlerinde bile müstehzi bakışlar
Ocak tütmüyor
Yalnız kaldım, tam manasıyla yalnız
Arkamda sana sıkılan kurşun kovanları bırakarak gidiyorum
Tetiği ben çekmedim, çekemem de

Devamını oku »

Gönlümün Durgun Kızı

29 Haziran 2008

Gönlümün durgun kızı
Bak Beşiktaş vapurları öksüz şimdi
Beyoğlu ve Cihangir
Kalkış öncesi toprağına bastığımız
Üsküdar iskelesi
Benim ısrarla çay içişim
Senin dondurma yiyişin

Devamını oku »

Arabesk

26 Haziran 2008

Sen, öyle ya da böyle tutmuşsun hayatın bir ucundan
gümüşünden sırçasından
adımların sıklaşmış, yürüyorsun üzerine üzerine akşamın
ve gülümsüyorsun uyandığında yarım ağız
öyleyse biz yabancıyız
işaretleri ezberleyemem
o dediğin dilden ise anlaşamayız.

Devamını oku »

Serenad I

24 Kasım 2007

Perdeler açılıyor kendiliğinden
Yüzüme vuruyor güneş
Şaşası dolduruyor odamı varlığının
Günaydını hak ediyor herkes
Başlıyor meydanlarda mutantan yaz şenlikleri
Kalem iştahla değiyor kağıda
Söz dönüp dolaşıp sana geliyor
Sahil suları oluyorsun
Martı çağıran, tekne avutan
Ayaklarım sularına batıyor
Hafif bir dalga

Devamını oku »

Akşam, saat yedi
Eminönü
Şehir hatları vapuru iskeleye atıyor demirini
Yokluğunun ezberini bozduran düdüğü ile
Her gün geçtiğim yollar
Ortasında seni bulduğum bu geçit
Yollarımızı ayıran sokak satıcıları
Yer sergileri

Devamını oku »

Duru

11 Haziran 2007

“HERŞEY ENİNDE SONUNDA SESSİZDİR. BİR GÜNÜN KIRILGANLIĞINDAN KALAN, TEKRAR TEKRAR KIRILAN MÜTEELLİM BİR İNSAN SESİNİN BAŞLATTIĞI AĞLAMANIN KIRI SESSİZDİR.” İlhami Çiçek
konuşmak zor
kendi sesinin yankısını duymak
bir defa iki defa
sonra içinden konuşmaya alışmak
unutarak sesleri
korkuyla kapaklanmış, tenhaya sığınmış
ortalık yerde söylenemeyecek
kaçamak saydıklarım
dudağımın kıpırtısından okunur
zikre bedel, sevaba mazhar
kelimeler parmak uçlarımı sızlattığında
tıkırtılar duyulur
mürekkep sıcağının yerine
duru sözcükler olsun isterim
susmanın asaleti
ve kadın […]

Devamını oku »

Maraz

03 Haziran 2007

Belalı bir his bu
Pasak dolu marazî,
Batağı tüm rezilliğin
Sesindeki soğukluk
Kelimelerin kansız
Ben Promete
Tüm tanrılara kafa tutumuşum
Ciğerlerim parçalanıyor her gün yeniden
Yasaklara baş kaldırmışım
İsyan yaftasıyla kelepçelenmişim dağlara
Dimdik durmuşum, korkmamışım
Aldırmamışım, yok maskelerim
Haykırıyorum bir kere daha sen de duy!
Yakıyorum yasaklarınızı bir bir!
İşte 25. parşömen kısım 2 altın varak
Atalarınız böyle mi demişti
En zalimi, vazgeçemediğiniz cemiyetiniz
Nerde kutsalım, hani hazinem
Ya sesin, ya o […]

Devamını oku »

Aşk Olsun

13 Mayıs 2007

Gidiyor musun?
Aşk olsun!
Tam da başlamışken yağmur
Açıyor musun şemsiyeni
Alıyor musun ellerini
Aşk olsun!
Gidiyorsun demek
Bitmemişti yapacaklarımız hani
Balık ekmek yiyecektik Eminönü’de daha
Galata’da çay,
Ortaköy’de günbatımı bizi bekleyecekti
Parklarda oturacak,
İnsanlara bakacaktık sebepsiz
Karışacak çocuklara
Oyunlar oynayacaktık
Engel tanımadan, utanmadan
İsim takacaktık sokak kedilerine,
Her biri Şair ve bizim

Devamını oku »

Yedi Vapuru [son]

11 Mayıs 2007

İskeleler, deniz ve ay
Köpüklerle oynaşan kayalıklar
Alaycı bakışlarla
Fısıldaşıyorlar
Adın geçen her seste bir isyan

Devamını oku »