.......

bütün bunların içinde

nedendir anlayamadığım

düşüncelerimin dağınıklığı

karışıklığım,

ve hep yarım kalmışlığım…

.

Kuralına göre oyunlarda yokum

Saymayın beni

Oynayabildiğiniz kadar

Ha bir fazla ha bir eksik.

Yusuf’a Mektuplar

-Mektup IX-

Haftalar oldu kalemi elime almadım Yusuf. Yaklaştıkça uzaklaşıyor muyum, yoksa hitama mühür mü bilmiyorum? Mahsustu gözlerin bana
Hissederdim kapalıyken bile bakışlarını
Kıskanırdın yüzümdeki beyazlığı
Oysa sendendi bendeki her renk
Mahpustu gözlerim sana
Şimdi…
“Mah”sustu
“Mah”pustu
“Mah”suspustu…
İstanbul…
Sularından vapurlar süzülen, sabahı hoş, akşamı hoş, gecesi hoş, sevdası hoş. Sağı solu hoş…
Karsız, yağmursuz sisin ağırlaştırdığı İstanbul akşamları nasıl da güzel oluyor. Pus çöküyor yollara, sokak lambalarının ışıkları yarıyor sisi, dökülüyor caddelere. Sonra her akşam birleştirirken iki yakayı, göz ucuyla bakabildiğim boğazın ışıltılı suları. Yanımda olmayışına vahlanmalarım. Ah Yusuf, yokken olmasaydın keşke, varı yoğu karıştırmasaydım. Dağı taşı vurmasaydım.
Sen o yakada ben bu yakada…
Birleşir mi iki yaka Yusuf, birleşmeye mecali kaldı mı yakaların…ya hoşnutluğu.
Yorgunluk ihanet sayılır mı Yusuf?..
Ben yoruldum Yusuf, aşk ile kalkmaya çalışırken hep düşmekten. Gözlerim yorgun, zaman yorgun, kapılar yorgun, tokmaklar, duvarlar, akşamlar, sabahlar…Ardından bakmaktan, aynı saate hep boş varmaktan, vurmaktan, vurulmaktan, kahretmekten, kahrolmaktan, ondan bundan şundan. Sudan sebepler bile ağır geliyor cılızlığıma. Sahi Yusuf hangi sebep sudan hangisi kumdan sayılır, hangisi kalır, hangisi gider. Bilsen ne çok kum var ve kumdan kaleler ve şaşalı saltanatım. Sular mı? Sular serin ve derin ve mavi ve ve…
Mevsimlerimin en bezginindeyim Yusuf. Suskunluk çöküyor üzerime, heyecanıma, asiliğime, gençliğime. Suspusum, acılara, ağlamalara, şarkılara, sese, söze, sana…
Yok yüzümde beyazlık, senden gelen. Öyle miydi Yusuf Mah’mıydın geceme, var mıydın, var mısın, var mıyım, var mıydım…
“Sakın ola ölçmesin varmaların çokluğuyla sevdamı” ulakların dediği
Ne ile ölçeyim Yusuf, aşkın terazisi ne ile?
Ben Yusuf bilinmezliğin ortasında kaldım, kalmaktan yoruldum.
Bilemedim Yusuf, bilemedim sevdanın mertebesini.
Kaç kat göğü yarıp düştüğümü.
Kuyunu bilemedim.
Düşüşünü.
Kalışını.
Dönüşünü.

Comments are closed.