.......

bütün bunların içinde

nedendir anlayamadığım

düşüncelerimin dağınıklığı

karışıklığım,

ve hep yarım kalmışlığım…

.

Kuralına göre oyunlarda yokum

Saymayın beni

Oynayabildiğiniz kadar

Ha bir fazla ha bir eksik.

Yusuf’a Mektuplar

-Mektup VIII-

Seninle ezelde kurduğum mutabakatın nihayeti mümkün mü? Ulaşılamayanın varlığı çok güçlüdür Yusuf, o tükenmez, uzaklaştıkça çoğalır, çoğalır. Çokluğunun içinde ben küçülür, dermansız kalır, kaybolur. Gönül virdinin tesbihinde tane olur, çekilir her vakit. Nihayetsizliğin ve çokluğun bilgesi kimdir biliyor musun Yusuf? Bilgidir, ayne’l-yakîn bilinen bilgidir çoğalmayı sağlayan. Aşkı bildiren, aşkın künhünü öğreten, Yusuf eden, Aslı eden, Kerem eden, Leyla eden bilgidir, aşktır.
Bilmek Yusuf, serden geçmektir, tenden geçmektir, benden geçmektir, senden geçmektir.
Yokluğunda aynalar gördüm Yusuf, aynalarda insanlar gördüm. İnsanlar gördüm, şen, yorgun, silik, belli belirsiz. Ellerinde oyuncaklar vardı, taşlar vardı, dağlar vardı, kanlar vardı… Ne kadar gerçektiler ve ne kadar soğuk… Sen yoktun Yusuf, ben yoktum. Gözlerimi kanatıncaya kadar baktım, yoktun.Sen belki de benim erip de kabullenemediğim o gerçeğe mürid olmuştun. Ezeli olan kutsalı ebedi kılmak için çıkmıştın yola. Yenen yemişler geçip gidiyor demiştin, kalmıyor, gitmeliyim.Ve eklemiştin; tüketmeden ve tükenmeden
kalmak için yakalanan zamanda
aşkı kılmak için ebedi
gitmeliyim
Bıraktın her şeyini, aldın kalan en son yanımı
Gittin.
Değil Yusuf, öyle değil. Kalan kalıyor, giden gidiyor, bir kere gidebilen zinciri kırmış oluyor, bir giden hep gidiyor, giden bin gidiyor, kalan hiç kalıyor.Geliyor Yusuf, haberin geliyor, dönüşünün, kurtuluşunun haberi geliyor. Tam da zincirimi kırmış bir kere gitmeyi becerebilmenin eşiğindeyken, dönüşün geliyor vuruyor kapımı…
Sus Yusuf sus, konuşma sakın. Umuda bağlama beni.
Sus Yusuf.

Comments are closed.