Yusuf’a Mektuplar
-Mektup VI-
Sorular vardır
Aklın ötesinde tekrar tekrar kurulan
Sese evrilmesi cesaret isteyen
Cevabı taşınamayacak kadar ağır
Uzaklığın tarifi
Bekleyişin adresi gibi.
Uslu durmuyor akşamlar, hep en zor soruları, cevabını bulamadığım soruları getirip koyuyor önüme. Avuntularımın, saklanmalarımın, dinlenciliğimin, umudumun yeşerdiği bahçe tarümar oluyor bir anda. Öfke doluyum akşamlara Yusuf, avuntularımı yıktığı için, sağıma soluma, önüme, arkama saldığı karanlıklar için, yokluğunu bağıra bağıra her saniye hatırlattığı için, için ve için.
Herkes biliyor, herkesin sorulara bulduğu cevapları var; herkesin biri var, ikisi var üçü var; herkesin herkesi var. Bir ben kalırım her akşam bu meydanın orta yerinde. Kolumdan bacağımdan kendilerine çeken sorular olur bir de. Ve akşama tabasbus eden gece. Şimdi Yusuf, çepeçevre sarıldığım bu zeminden kendime bakar oldum, sana bakar oldum, sorulara bakar oldum, cevapları arar oldum. Nereye dönsem bir işaret çarpar yüzüme, yasak, yasak, yasak. Aşk Yusuf, aşk tehlikeli oluyor sorularla.
Aşka liyakat gerek, cesaret gerek Yusuf
Kör olmak, lal olmak, sağır olmak gerek
Oysa ben Yusuf, hep ben, hep benim, hep beni aşamayanım
Aşka layık olamayanım
Soruları kovamayanım
Lal olamayanım
Sağır olamayanım
Kör olsun bu gözlerim Yusuf
Görmeyeyim senden başka
Kör olamayanım
Ben böyle senden uzak, böyle garip böyle bîçare
Böyle yerden yere, böyle yerden yere
Liyakat nerede ben neredeyim Yusuf
Sayfaları kirletiyor şatahatım.
Yusuf, Sen Ey!
Tek sermayem, âşikârım sana
Yusufsun bu cana bildin bunu
“Aşk tehlikeli oluyor çıkarımlarla”*
Kıyısındayım tehlikenin,
Söyle bana kim Züleyha kim Yusuf?
….