.......

bütün bunların içinde

nedendir anlayamadığım

düşüncelerimin dağınıklığı

karışıklığım,

ve hep yarım kalmışlığım…

.

Kuralına göre oyunlarda yokum

Saymayın beni

Oynayabildiğiniz kadar

Ha bir fazla ha bir eksik.

Yusuf’a Mektuplar

Mektup -II-

Hep yazmanın yorgunluğunda…

Yine gece yarısı Yusuf, alışkanlık edindim gece yarısından sonra yazmaya, gece yarısından sonra masal gerçeğe dönüyordu ya, bendeki tersyüzü işte.
Yükseltiyorum odamın duvarlarını, gün geçtikçe kapanıyor üzerime… İçerdeyim, tırmaladığım, okşadığım aşk dolu övgü dolu sitem dolu öfke dolu sayfaları karıştırıyorum. Ne çok acı birikmiş ne çok sevda sana dair…
Ben tüketiyorum Yusuf, her şeyi tüketiyorum. Günlerce aynı şarkıyı dinliyorum. Yazıyorum, yazıyorum… Tüketiyorum kelimeleri, sayfaları, defterleri. Sevinçlerimi volkan gibi yaşıyor sonra küle dönüyorum. Öfkelerim, özlemlerim kavuruyor…
Korkuyorum Yusuf, seni de tüketmekten… Sevince çoğalırdık hani, sevmek tükenir mi Yusuf, tüketir mi? Ne çok şeyden korkuyorum değil mi, yıkılmayan değilim, kırılmayan değilim, kurduğum saltanatın körebesiyim, harabesiyim Yusuf, harabeyim.

Uzağımdasın Yusuf…Çok uzağımda, uzanırsam dokunacak kadar uzağımda.
Uzağımdayım, kendimden ne kadar uzaksam sana o kadar yakın. Dağ başlarında ıssız ormanlarda, meşe kovuklarında.
Meşeleri hatırla Yusuf, oradayım şimdi, tam da “ben de orada olacağım” dediğin yerde, her şey dün kadar yakın, yokluğun kadar uzak.
Kaç bahar geçti, kaç yaprak düştü, tuttun mu hesabını? Ben tuttum Yusuf… Kılıç keskinliği uğruna binlerce darbeye göğüs gererek kızgın çeliği döver gibi. Ellerimle kırlangıçotlarını yolarak, parmaklarımda sarılığı, avuçlarımda usaresi.
Biri beşe çarptım Yusuf, sonbahara iki pay verdim. Bilirsin sarı yaprakları daha çok severim, pembeye durmuş dallardan.
Uzaklar tuzak Yusuf…
Uzak; öksüz çocuk, uzak; itilmiş. Uzak; sevilmeyen sokak kedisi.
Ben uzakları da sevdim Yusuf, sen varsın diye içinde. Öksüz çocuklar çocuğum oldu, ve kuyrukları kesilmiş, toz toprak içinde kediler… Tuzakları sevdim sonra, öfkelerimi sevdim, seni özlemeyi sevdim.
İlk defa gidişleri sevdim Yusuf gittin diye. Oysa gidişler düşmanımdır bilirsin. İnatla kalırdım her gidişin ardında.

Usanmadım uzaklara bakmaktan Yusuf…
Beni bulduğun yerdeyim.


Comments are closed.