.......

bütün bunların içinde

nedendir anlayamadığım

düşüncelerimin dağınıklığı

karışıklığım,

ve hep yarım kalmışlığım…

.

Kuralına göre oyunlarda yokum

Saymayın beni

Oynayabildiğiniz kadar

Ha bir fazla ha bir eksik.

Yusuf’a Mektuplar

Mektup -I-

Haykırış ve susuş arasında…

Gece yarısına az var, yağmur yağıyor, gök gürültüsü ve şimşekler. Güzel bir sonbahar gecesiymiş öyle diyorlar. Kapattım ışıkları , perdeyi açtım, bir kağıtlara bakıyorum bir dışarı, sana yazıyorum, sana seni yazıyorum belki de hiç ulaşamayacak bu uzak ülkelerden.
Sokak lambasının ışıkları vuruyor odama, penceremin demirlerine sarılan asmaların yapraklarını hışırdatıyor rüzgar. Bir kaçı savruluyor caddeye, bitiriyor hayatını, ne kolay,
hayat işte birkaç saniye.
Ne ki bütün bunlar… Yağmur, bildiğimiz yağmur. Rüzgar, lambalar, ışıklar hep aynı.
Ama hepsinde sen.
İyi olup olmadığımı soruyorlar, konuşmuyormuşum, unutacakmışım kelimeleri. Ben hep konuşuyorum oysa, hep seni söylüyorum, duyuyor musun?
Yusuf… Gece indi üzerime. Gece olunca basıyor boğazıma yokluğun, özlemin.
Seni söylerim. Gidişin gelir aklıma, zellelere düşerim…
Bir gün kırgınlığımı, vazgeçtiğimi, gittiğimi, öldüğümü duyarsan inanma sakın.
Heykel olurum kapında, ellerime kuşlar konar, uçurma onları al, dinle, anlattım her şeyi, dünyanın yokluğunu, zamanın rüyasını, düşlerin gerçeğe karşı övüncünü.
Başkaca gösteremem el açışımı, çekinirim, beceremem.
Bir bir zamanı sayıyorum, zaman nasıl sayılır bilir misin Yusuf?
Bu, gelişine çetele tutmak değil, kavuşmaya serenad ya da
Bu, her anın her zerresine binlerce ateş yerleştirmek demek
Her biri yakar, yakar…
Uçurumlara göz kırpışıma aldanma, korkuyorum Yusuf, intiharlara yok cüretim.
Oysa bir saniye acımıyor bana, kıyıyor iç yanışlarıma. İçimi kavuran bu ateşle, etrafımı saran denizlere karşıyım.
Korkuyorum Yusuf, yokluğunu, baharlara küsüşlere döndürmekten, ya mevsimleri ayırt edemezsem geldiğinde.
Zayıflığımı hor görme Yusuf, mâhındandır, ahımdandır.
Her şeyde izin olan bu sevdada bir sır olmalı, kurda, kuşa, taşa anlatılacak, derdime ortak ol Yusuf, söylemesen de dinle beni.
Masalımı zerrelere anlatışımı dinle
Susuşumu dinle
Haykırışımı dinle
Tutulursa dilim, dağa sor taşa sor
Sendelersem tut beni.

Comments are closed.